| Gidip gözlüklerimi alayım. | Open Subtitles | يُستحسن بي أن أحضر نظّارتي المكبّرة. |
| Bir saniye, gidip gözlüklerimi alayım da sizi daha iyi görebileyim. | Open Subtitles | دعوني أحضر نظّارتي لأشاهدكم جيّداً |
| Şuna baksana. gözlüklerimi almamışım. | Open Subtitles | ألقِ نظرة، لم أحضر نظّارتي |
| Gözlüğüm yoktu, bozuk para sanmıştım. | Open Subtitles | لم أكُن أرتدي نظّارتي ، فاعتقدتُ بأنها قِطعةٌ نقدية |
| - Gözlüğüm yok. | Open Subtitles | -أنا لا ألبس نظّارتي |
| Neyse ki emin ellerdesin. gözlüğümü bırakıp lense geçtiğimde listedeydim. | Open Subtitles | لحسن الحظ، فأنت بين أيدٍ أمينة فلقد أبدلتُ نظّارتي بعدسات في الثانوية |
| Güneş gözlüğümü içeride unuttum. Telefonuna da cevap vermiyor. | Open Subtitles | أعتقد بأنّي تركتُ نظّارتي الشمسيّة في مقعد الراكب، وهو لا يجيب هاتفه |
| Hayır, gözlüklerimi bulmuşsun. | Open Subtitles | لا، لقد وجدت نظّارتي |
| Sana güneş gözlüklerimi vermiş miydim? | Open Subtitles | هل أعطيتك نظّارتي الشمسيّة؟ |
| Her zaman gözlüklerimi bir yerlere koyuyorum ve hep onlar buluyor. | Open Subtitles | دوماً أضعُ نظّارتي في مكانٍ ما {\pos(194,215)}... -ودائماً يجدونها لي ... -حسناً |
| Gözlüğüm. | Open Subtitles | نظّارتي. |
| Güneş gözlüğümü içeride unuttum. Telefonuna da cevap vermiyor. | Open Subtitles | أعتقد بأنّي تركتُ نظّارتي الشمسيّة في مقعد الراكب، وهو لا يجيب هاتفه |