| Elimizde çok fazla bilgi var; bunu nasıl düzenleyeceğimizi bilmiyoruz. | TED | لدينا الكثير من المعلومات, نحن لا نعرف كيف نبدأ بترتيبها. |
| Güverteye çıktığınızda birbirinizden ayrılmayın, ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Tamam mı? | Open Subtitles | عندما ندخل ، إبقوا سوية لا نعرف كيف هي من الداخل |
| Sonrasında görmek istediğimiz şey: nasıl tepki verdiler ve ne dediler? | TED | ومن ثَم نريد أن نعرف: كيف تفاعلوا وماذا قالوا؟ |
| Birçok problemle karşılaşıyoruz, fakat bunları nasıl çözeceğimizi de iyi biliyoruz. | Open Subtitles | توجد العديد من المشاكل لكننا نعرف كيف نتعامل معها |
| İblisi öldürmenin yolunu bulmalıyız, hem de hemen. | Open Subtitles | يجب أن نعرف كيف نقتل هذا الشىء ومن الضرورى أن نفعل هذا بسرعة |
| Cennetteki babamız en iyi yolu nasıl bulacağımızı gösterir. | Open Subtitles | الأب السماوي قد ، ونحن في خدمتك أفضل وسيلة نعرف كيف. |
| Ve tam da bu anda aslında bu sorunu nasıl çözeceğimizi bildiğimize dair bir meydan okuma ve öfke ile doluydum. | TED | وكنت في تلك اللحظة مملؤة بالإستياء الغاضب والتحدي كوننا في الواقع نعرف كيف نصلح هذا الوضع. |
| Sence bunu hak etmiyorlar mı? Nasıl çölden çıktığını bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | يستحقون معرفة اننا لا نعرف كيف إنتهى به الامر في الصحراء |
| Kimin yaptığını ve neden yaptığını biliyoruz. Sadece nasıl yaptığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | حسنا نحن نعرف الفاعل ونعرف السبب نريد فقط ان نعرف كيف |
| -Fikrim yok. Nasıl kullanılacağını biliyoruz ama nasıl çalıştığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | ليس لدينا أيّة فكرة، نعرف كيف نستخدمها، لا كيف حدثت |
| Henüz bilmiyoruz. Ayrıca, tanınma ve kimlik konusunda da neler hissettiklerini bilmiyoruz. | TED | ونحن أيضا لا نعرف كيف يشعرون حول التعرف و الهوية. |
| Hepimiz 17 Haziran'da, kadınların dışarı çıkıp, araba süreceği asıl günde yetkililerin nasıl tepki vereceğini bilmek istiyorduk. | TED | وكنا نود أن نعرف كيف ستتعامل السلطات مع هذا الأمر في اليوم المقرر للحدث، 17 يونيو، عندما تخرج النساء للقيادة. |
| Ayrıca, dünyanın yüzeyini işgal etmeye ve değiştirmeye devam ettiğimiz sürece, bu tabiatların değişen iklime ve çevre kullanımına nasıl tepki vereceğini bilmemiz gerekiyor. | TED | وبالإضافة إلى ذلك، نحتاج أن نعرف كيف ستستجيب تلك المناطق الطبيعية لتغير المناخ ولتغير استخدام الأرض طالما نواصل احتلال سطح الارض للسكن، وتعديله أيضًا. |
| Japonlar'ın nasıl tepki vereceklerini bilmediğimiz sürece, artık işi şansa bırakmayacağız. | Open Subtitles | حتى نعرف كيف سيكون رد فعل اليابانيون . ليس لدينا أى خيار |
| İnsanlara ihtiyacınız kalmadığında neler olduğunu hepimiz iyi biliyoruz. | Open Subtitles | كلنا نعرف كيف تتخلصون من أي شخص لا تريدونه |
| Sen sensin bende benim ve ikimizde bu işin sonunun nereye varcağını çok iyi biliyoruz. | Open Subtitles | ذلك انهُ فقط أنا وأنتي وكلانا نعرف كيف سينتهي هاذا |
| Sen sensin bende benim ve ikimizde bu işin sonunun nereye varcağını çok iyi biliyoruz. | Open Subtitles | ذلك انهُ فقط أنا وأنتي وكلانا نعرف كيف سينتهي هاذا |
| Revirin kapısını açmanın ve Linc'i o delikten kurtarmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | كل ما بقى أمامنا هو أن نعرف كيف نحضر المفتاح للمستوصف |
| Çözümün ikinci kısmı: bir asteroidi patlatmanın veya yörüngesini değiştirmenin bir yolunu bulmalıyız. Bir yıl önce müthiş bir şey yaptık. | TED | الجزء الثاني من الحل -- هو أن علينا أن نعرف كيف يمكننا تفجير مذنب ، أو تغيير مسارها. و قبل سنة من الان فعلنا شيئا مدهشا. |
| - Bunu yapmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | لابد ان نعرف كيف نقرأها. |
| Yaşıyor olabileceğini düşünüyoruz ama onu nasıl bulacağımızı bilmemiz gerek. | Open Subtitles | نعتقد أنّها لا زالت حية لكن علينا أن نعرف كيف نجدها |
| Çünkü aslında bunu kolayca nasıl çözeceğimizi biliyoruz. | TED | لأننا في الواقع نعرف كيف نحل الإشكال ببساطة. |