| Ona mumları dibine kadar kullanarak tasarruf yaptığımızı söyleyin. | Open Subtitles | أخبريها أننا نقتصد إلى أدنى حد من فتيل الشمع |
| Ama çarşafları yıkayamayız çünkü sudan tasarruf ediyoruz. | Open Subtitles | نعم, لكننا لا نستطيع غسل الشراشف لاننا نقتصد بالماء |
| Yeni kabuk soyucu dolabı için tasarruf yapmamız lazımmış. | Open Subtitles | يقول إنه يتعين أن نقتصد لشراء موزعة نازعات لحاء جديدة. |
| Ama yarından sonra daha hesaplı hareket etmek için önlemler alacağız. | Open Subtitles | و لكن بداية من الغد يجب أن نقتصد فيما نصرفه |
| Yakıtı kalmış arabaları işaretleriz ama idareli kullanmazsak çabucak tüketiriz. | Open Subtitles | بوسعنا توسيم السيّارات التي تبقّى فيها وقودًا لكننا سنستنفد وقودهم سريعًا ما لم نقتصد. |
| Biz yalnızca tasarruf ediyoruz. | Open Subtitles | نحنُ فقط نقتصد |
| Evet ve onu da idareli kullanmalıyız. | Open Subtitles | نعم، و يجب أن نقتصد به |
| İdareli kullanmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نقتصد - |