Üstüne döktüm. Biliyor musun? Sanırım Bu gömleği çıkartmamız gerekecek. | Open Subtitles | انا سكبت عليك اعتقد انك يجب ان تخلع هذا القميص |
O sırada birsey sıcradi ve kahve üzerime döküldü, bu yüzden daha önce görmediğin Bu gömleği giyiyorum. Yemek neredeyse hazır. | Open Subtitles | والذي افسد قميصي بحبيبات القهوة المقذوفة منه لهذا ارتدي هذا القميص الذي لم تريه من قبل قارب تجهيز العشاء على الانتهاء |
Bu tişörtü bana ödünç verdiğin için sağ ol adamım. | Open Subtitles | شكراً لأنك أعرتني هذا القميص الكثير من الأخوات يطرين عليّ |
bu gömlek 9$'a patladı. Yeni bir yelek bul, iyi mi? | Open Subtitles | ثمن هذا القميص 9 دولارات أعطنى قميصا جديدا , موافق ؟ |
Evet, Bu tişört kesinlikle serinin bir parçası değil. | Open Subtitles | أجل يا رجل هذا القميص بالتأكيد ليس جزء من السلسلة |
Belki bugün o gömleği giymemeliydin. | Open Subtitles | ربما ما كان عليك ارتداء هذا القميص اليوم |
Bir daha da o tişörtü hiç giymedim. -Ne yani? | Open Subtitles | الاعتقال حصلت، لم تكن ترتدي هذا القميص مرة أخرى |
Bence üzerine Bu gömleği giydiğin sürece hiç fark etmeyecektir. | Open Subtitles | لا أعتقد بأن ذلك ذو أهمية مع هذا القميص الذي ترتديه ماذا ؟ |
Bu gömleği sizin için onardığımda, siz şikayet etmediniz, değil mi, | Open Subtitles | عندما أصلحت هذا القميص لك لم تتذمر ، صحيح؟ |
İşin çılgın tarafı da, Bu gömleği altı yıl kadar önce satın aldım. | Open Subtitles | هذا هو الجزء الغريب. كنت املك هذا القميص منذ 6 سنوات. |
Bu tişörtü yapmak 227 yapma gözle 14 saatimi aldı. | TED | استلزمني الأمر 14 ساعة و227 عين لصناعة هذا القميص |
Bu tişörtü sana ninen almıştı. Çöplükte buldum. | Open Subtitles | جدتك أشترت لك هذا القميص و أجده في القمامة ؟ |
Neyseki, tGüvenlik kamerası yüzümü göremedi ve Bu tişörtü danny jones adlı bir arkadasımdan caldım. | Open Subtitles | لحسن حظي مراقب الكاميرا لم يستطع رؤية وجهي وقد سرقت هذا القميص من صديق يسمى دوني جونز. |
bu gömlek hiçbir arkadaşımın Instagram akışında bulamayacağı bir parça. | TED | هذا القميص هو شيء لن يكون عند أي من أصدقائي على الإنستغرام. |
bu gömlek mi yoksa bu mu? Tamam, bu gömlek. | TED | هذا القميص أم ذلك القميص؟ حسناً، ذلك القميص. |
Todd, Bu tişört tam bana göre çünkü ben bir çevreciyim. | Open Subtitles | تود هذا القميص لي أنا لأنني أهتم بالبيئة |
- Sanırım o gömleği giymemen gerektiğini düşünürdüm. | Open Subtitles | حسناً اعتقد اني اقول لايجب ان تلبس هذا القميص |
Lemon, o tişörtü giyen birinden eleştiri alacak değilim. | Open Subtitles | لست مستعداً لتلقي النقد من شخصٍ يرتدي هذا القميص |
Tamam, hadi şu tişörtü çıkartalım. | Open Subtitles | حسنا,اننزع هذا القميص 312 00: 20: 37,180 |
O bluz bir gece kıyafeti, takım da iş için, bu yüzden eteği de diz hizasında. | Open Subtitles | هذا القميص عبارة عن رداء سهرة, والبدلة من أجل العمل, ولهذا السبب التنورة بطول الركبة. |
Bu gömlekle o da senin gibi çok yakışıklı görünüyordu. | Open Subtitles | كان يبدو وسيماً مثلك تماماً في هذا القميص |
Haklısın. O tişört bayağı bir kötü. | Open Subtitles | اجل انت محق , هذا القميص . يبدوا رائعاً عليك |
Telefonu kapattıktan sonra ona Thomas ve Callum'un bazı fotoğraflarını gönderdim, ve bir kaç hafta sonra, posta kutumuza Bu t-shirt geldi. | TED | بعد أن اغلقنا، أرسلت لها صور لتوماس وكالوم وبعد عدة أسابيع، استلمنا هذا القميص بالبريد |
bu gömleğe olan tüm güvenimi birden yitirdim. | Open Subtitles | لقد فقدت الثقة كلياً في هذا القميص |
Kardeşim senin için bir gömlek gönderdi! | Open Subtitles | الأخ أرسل لك هذا القميص بدلاً من قميصك الذي فسد |
Ama bütün kızlar senin bu gömleğin içinde çok seksi olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | كل الفتيات يظنون أنك وسيم في هذا القميص. |
Bu öğlen onu görmeye gittiğimde bu bluzu giyiyordu. | Open Subtitles | عندما ذهبت لرؤيته هذه الظهيرة، كان يرتدي هذا القميص. |