| Belboya şeker makinesi var mı, diye soruyordum. | Open Subtitles | كنت أسأل خادم الفندق، إن كان هناك آلة لصنع الحلوى |
| Yemek çadırının arkasında bozuk bir sakız makinesi var. | Open Subtitles | هناك آلة كرات علكة معطلة وراء خيمة الطعام. |
| İşte bir çeyreklik, bayanlar tuvaletinde bir tampon makinesi var. | Open Subtitles | خذي الربع، هناك آلة سدادات قطنية -في حمام النساء. -شكراً. |
| Ve işte diyorum ki: Sadece bir makine var, ve işletim sistemi Web. | TED | بذلك، خطة، فعل، أخذ بعيداً. أذن هذا ما أريد قوله: هناك آلة واحدة فقط، والويب هي برنامج تشغيلها. |
| Bu laboratuvarda, İngiltere yakınlarında Oxford'ta 25.000 kilo ağırlığında bir makine var. | Open Subtitles | "داخل هذا المختبر قرب "أكسفورد - إنجلترا هناك آلة تزن 36300 كجم |
| Şu yaralanmanın olduğu yere kurulan bir kamera vardı, değil mi? | Open Subtitles | كان هناك آلة تصوير مراقبة وضعت فى المكان حيث حدث السقوط، أليس كذلك؟ |
| Doğrudan tapınağın altında bir zaman makinesi var. | Open Subtitles | في هذا الإطار هناك آلة الزمن, مباشرة تحت المعبد. |
| Öğretmenler odasında bir şeker makinesi var, değil mi? | Open Subtitles | هناك آلة وجبة خفيفة في صالة المعلم، أليس كذلك؟ |
| Aslında lobide bir kahve makinesi var. | Open Subtitles | في الحقيقة ، هناك آلة قهوة في الصالة |
| Burada hala bir kahve makinesi var. Bir fincan kahve isterseniz ya da çay tercih ederseniz... | Open Subtitles | لا يزال هناك آلة القهوة هنا إذا كنت ترغب في فنجان ، |
| Pekâlâ mavi gözlüm, bizi bekleyen bir zaman makinesi var. | Open Subtitles | حسناً يا ذات العيون الزرقاء، هناك ! آلة للزمن في إنتظارنا |
| - Zaman makinesi var mıdır? | Open Subtitles | هل هناك آلة زمنيّة؟ |
| Orada yiyecek makinesi var. | Open Subtitles | هناك آلة بيع. |
| Orada konuşabileceğim bir makine var mı? | Open Subtitles | هل هناك آلة يمكنني التحدث إليها؟ |
| Tam kapının arkasında bir makine var. | Open Subtitles | هناك آلة بيع مباشرة خارج هذا الباب |
| Alt katta bir makine var. | Open Subtitles | مستوى أدنى, وهذا الجانب هناك آلة |
| - Gökyüzünde büyük, garip bir makine var, sanki... | Open Subtitles | - هناك ... آلة كبيرة في السماء أشبهبـ... |
| Odamda bir kamera vardı. | Open Subtitles | هناك آلة تصويرٍ في غرفتي. |