| Ama ne zorla girildiğine dair ne de boğuşma olduğuna dair bir iz var. | Open Subtitles | لكن ليس هناك أثر على الدخول عنوة، أو على وجود صراع. |
| Eminim ki, yol çatalında başka bir iz var. | Open Subtitles | يجب أن يكون هناك أثر آخر عند التفرع |
| Peki niye bu kadar çok mermi ve duraksama izi var? | Open Subtitles | لذا لماذا اطلقوا هذا الكم من الرصاصات؟ و هناك أثر لـ تردد. |
| Cüzdanı kayıp ve bileğinde kayıp saati kaynaklı bir güneş yanığı izi var. | Open Subtitles | محفظته مفقودة، و هناك أثر خطي على مِعصَمه يوحي بأن ساعته مفقودة. |
| Özür dilerim bayan Asakawa, fakat ikisinden de herhangi bir iz yok. | Open Subtitles | سيدة أساكاو ، أنا أسف لكن ليس هناك أثر لكلايهما |
| Kızılötesi sensörler Dr Jackson'dan bir iz bulabiliyor mu? | Open Subtitles | قم بتشغيل الأشعة تحت الحمراء هل هناك أثر للدكتور جاكسون ؟ |
| Ayıdan ya da dağ aslanından kaçmak için ağaca tırmanır mıydım bilmiyorum ama bölgede hiçbir yerde ikisinden birinin izine rastlanmadı. | Open Subtitles | لست أدري إن كان بإمكاني تسلق شجرة... للفرار من دب أو أسد جبلي، ولكن ليس هناك أثر لأي من النوعين بالمنطقة. |
| Üzerinde alet izi yok. | Open Subtitles | ليس هناك أثر أدوات على الصندوق |
| Köprücük kemiğinde kahverengi bir iz var. Kan değil. | Open Subtitles | آليكس " هناك أثر بني على الترقوة " وهو ليس الدم |
| Dries'ın cesedinin nerede olduğunu biliyorum Bir iz var, fakat hızlı kayboluyor bu yüzden hemen gitmemiz gerekiyor! | Open Subtitles | {\pos(190,240)} أعلم مكان جثة دريس. هناك أثر ولكنه يتلاشى بشكل سريع لذاعليناالذهابالآن! |
| Kim'den iz var mı? | Open Subtitles | هل هناك أثر ل كيم ؟ |
| Parmağında beyaz bir iz var. | Open Subtitles | هناك أثر خاتم على إصبعك! |
| Önceki sayfaya yazdığının izi var. | Open Subtitles | هناك أثر ما على ما كانت تكتب قبل في تلك المذكرة |
| Baldırında kaput mandalı izi var. | Open Subtitles | هناك أثر قفل غطاء السيارة على فخذها. |
| Crane, bu basamakta neden ayak izi var? | Open Subtitles | كـريـن)، لِماذا يوجد هناك) أثر قدم على هذه الخطوةِ؟ |
| Yine alında yanık izi var. | Open Subtitles | هناك أثر حرق آخر على جبهته. |
| Sizin de gördüğünüz gibi üçüncü nesilde veya üçüncü taşımada asıl nesilinde hiç bir iz yok. | Open Subtitles | الآن، كمـا ترون في الجيل الثالث أو الإنتقـــال الثالث ليس هناك أثر ظاهـر للأصـل المحلـي |
| Yani takip edecek bir iz olmalı. | Open Subtitles | صحيح لذا لابد وأن يكون هناك أثر لاتـّباعه |
| Goa'nın her yerine baktım, ama Tommy'den iz yok. | Open Subtitles | نَظرتُ في كل مكان في جوا، لكن ليس هناك أثر لتومي |
| Afgan tapınağından çaldığını düşündüğümüz kasenin izine raslamadık. | Open Subtitles | ليس هناك أثر للآنية التي نعتقد أنها سرقتها من المعبد الأفغاني |
| Hayir. - Aslinda orada hiç fren izi yok, degil mi? | Open Subtitles | - في حقيقة الأمر لا يوجد هناك أثر للفرامل، صحيح؟ |