Bu Dünya'da tek bir kadına çakabilme hakkım olsa o Carly Simon olurdu. | Open Subtitles | إذا أنا يُمْكِنُ أَنْ أَضْربَ إمرأة واحدة في العالمِ هو سَيَكُونُ كارلي سايمون، |
Eddie, Beatles grubundan olsaydı, bence George olurdu. | Open Subtitles | إذا إدي كَانتْ أحد البيتلزِ، أعتقد هو سَيَكُونُ جورج. |
Ki bu arada bir şeyler söylersen harika olurdu. | Open Subtitles | لهذا السبب هو سَيَكُونُ عظيمَ إذا قُلتَ شيءاً حواي الآن. |
Oh, endişelenme, buraya geliş yolculuğunda bir muz kutusunda hayatta kaldı, ormanda iyi olacaktır. | Open Subtitles | أوه، لاتقلق، نَجا من سفرتِه هنا في موزةِ تَشتهي، هو سَيَكُونُ لَطِيف في الغابةِ. |
Daha çok kız kardeşinin ölen kocasıyla meşgul olacaktır. | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ أكثر قَلَقاً. لقد مات زوج أخته. |
Kitaplarını rafa dizip opera plaklarını dinleyince düzelecektir. | Open Subtitles | أَنا متأكّدُ عندما يَحْصلُ على كُتُبِه على الرفِّ ولعب أوبراه، هو سَيَكُونُ لَطِيف. |
Bir çocuğum daha olduğunda her şey farklı olurdu sanıyordum. | Open Subtitles | إعتقدتُ متى كَانَ عِنْدي طفلُ آخرُ، هو سَيَكُونُ مختلفَ. |
...hastanenin reklâmı için kullanmamak aptallık olurdu. | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ سخيفَ أَنْ لا يَحْلبَه قليلاً. |
Belki başında başladı eğer daha iyi olurdu, değil mi? | Open Subtitles | لَرُبَّمَا هو سَيَكُونُ أفضلَ إذا بَدأنَا في البِداية , huh؟ |
Buraya kadar koşup bana anlatmak istemeseydin... inanması daha kolay olurdu. | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ أسهلَ للإعتِقاد إذا أنت مَا شَعرتَ بالحاجة للتَسَابُق هنا ويُخبرُني. |
Biraz haklı olamasa, gülerek geçiştirmek çok daha kolay olurdu. | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ أسهلَ لسُخْرِيتها مِنْ إذا هي ما كَانتْ a قليلاً على العلامةِ. |
Şimdi olsa, gitmem için yeterli bir neden olurdu. | Open Subtitles | الآن هو سَيَكُونُ سبب كافي للذِهاب. |
Yani, eğer korktuysanız bu gerçekten ayıp olurdu. | Open Subtitles | أَعْني , heck، هو سَيَكُونُ a خزي حقيقي إذا أنت chickened خارج. |
Aslında oldukça iyi olurdu, değil mi? | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ رائع مع ذلك، أليس كذلك؟ |
- Her şeyi Amerikalıların eline vermek kötü olurdu değil mi? | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ شيء مؤسفَ للتَسليم كُلّ شيء إلى الأمريكان، - أليس كذلك؟ |
- Karınla seks yapmak gibi bir şey olurdu. | Open Subtitles | - هو سَيَكُونُ مثل الجنسِ مَع زوجتِكَ. |
Bu yüzden beklediği son şey bu olacaktır. | Open Subtitles | لذا هو سَيَكُونُ آخر شيء يتوقعه. |
Biraz soğuk olabilir ve böcekler olacaktır. | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ بارد، وسيكون هناك بقّ، |
Eminim Shangri La'da mutlu olacaktır. | Open Subtitles | - هو سَيَكُونُ سعيد بشأن Shangri la. |
Bence işleri düzelecektir. | Open Subtitles | لكُلّ نَعْرفُ، هو سَيَكُونُ لَطِيف. |
Zamanla düzelecektir. | Open Subtitles | أعتقد هو سَيَكُونُ حَسَناً. |