| Hayır, geziye çıkmadı. Kendisinin çok önemli bir sunumu var. | Open Subtitles | لا , ليس في رحلة هو لدية عرض هام جداً |
| Birkaç ay önceye dayanan tam bir NATO geçmişi var. | Open Subtitles | هو لدية تاريخ كامل بالناتو يعود لعدة اشهر |
| Birçok iyileşmiş kırığı ve titanyum platini var. | Open Subtitles | هو لدية كسور متعددة ملتئمة و شرائح تيتانيوم |
| Kıyıda Michelin yıldızı alan bir restoranı var. | Open Subtitles | هو لدية مطعم ميشيلين ستار على البحر |
| Her yerde casusları var. | Open Subtitles | . هو لدية جواسيس فى كل مكان |
| Harikulade bir zekâsı var ve ben onu etkileyici buluyorum. | Open Subtitles | هو لدية فكر لامع و اجده رائعا |
| Bütün saatler var. | Open Subtitles | هو لدية كل الساعات المُتبقية |
| Yanında arkadaşları da var. | Open Subtitles | هو لدية بعض الاصدقاء , ايضاً |
| Ryan, silahı var! | Open Subtitles | . (رايان) ، هو لدية مسدس |
| Elinde bir şeyler var. | Open Subtitles | هو لدية شيء |
| Yanında birileri var. | Open Subtitles | هو لدية رفقة |
| Onun bir ordusu var. | Open Subtitles | هو لدية جيش . |