| Gerçeği söylemek gerekirse, benim için en önemli şey kamyon. | Open Subtitles | حتي أخبرك الحقيقة : الشاحنة هي أهم شيء بالنسبة لي. |
| Tropikal bölgelerde güneş dikkat edilmesi gerekli en önemli şey ve aslında güneşten korunulmak isteniyor. | TED | في المناطق الاستوائية، الشمس هي أهم شيء يجب إيلاءالاهتمام لها. وفي الواقع، ما نسعى إليه هوالاحتماء من الشمس. |
| Benim için en önemli şey kaderimi çizme özgürlüğüdür. | Open Subtitles | أنا معلّم تاريخ ..والحريّة لتقرير مصيري الخاص, هي أهم شيء بالنسبة لي |
| Çabuk sıkılırım. Özgürlük benim için en önemli şeydir. | Open Subtitles | يصيبني الملل بسـرعة، الحرية هي أهم شيء بالنسـبة لي. |
| Çünkü bence aile dünyadaki en önemli şeydir. | Open Subtitles | لأن عائلتي هي أهم شيء إليّ في هذا العالم. |
| Porto Riko'lularda ailenin en önemli şey olduğunu düşünürdüm hep. | Open Subtitles | ظننت أن العائلة هي أهم شيء عن البورتوريكيين |
| Senin arkadaşlığın benim için en önemli şey ve o benim ilgi alanım dışında. | Open Subtitles | وصداقتكِ هي أهم شيء بالنسبة لي وهو خارج حدودي تماماً |
| Futbolun dünyadaki en önemli şey olduğunu sen söyledin. | Open Subtitles | لقد أخبرتني، بأن كرة القدم هي أهم شيء في العالم. |
| Bayan Santiago için hayattaki en önemli şey aileydi. | Open Subtitles | , العائلة هي أهم شيء بالنسبة للسيدة سانتياغو .. ولهذا السبب |
| en önemli şey futboldu! Rekabet için yaşıyordu! | Open Subtitles | كرة القدم , هي أهم شيء عنده كان يعيش لأجل المنافسة |
| Hala iki kadının evlenmesini doğru bulmuyorum, ama ailenin dünyadaki en önemli şey olduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | لازلت لا أعتقد بأن طبيعي لأمرأتين بأن يتزوجان لكنني لازلت اؤمن بأن العائلة هي أهم شيء في العالم |
| Baban ailenin dünyadaki en önemli şey olduğunu söylerdi. | Open Subtitles | والدك أخبرني يوماً ما بأن العائلة هي أهم شيء لك في هذه العالم |
| Anlıyorum, bazı insanlar için uyuşturucu en önemli şey. | Open Subtitles | أعلم أن المخدرات هي أهم شيء بالنسبة لبعض الناس. |
| Onların onayları, benim için dünyadaki en önemli şey. | Open Subtitles | موافقتهم هي أهم شيء لي على الاطلاق |
| Ailenin dünya üzerindeki en önemli şey olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أن العائلة هي أهم شيء في الحياة |
| Ve arkadaşlığımız hayatımdaki tek en önemli şey. Ebeveynlerim boşandığında bana yardın ettin. | Open Subtitles | وصداقتنا هي أهم شيء في حياتي، جعلتني أتجاوز طلاق والديّ... |
| Oğullarımın hepsi için, futbol hayatlarındaki en önemli şeydir. | Open Subtitles | بالنسبة لأولادي فإن الكرة هي أهم شيء في حياتهم |
| Gerçek en önemli şeydir zannediyorsun. | Open Subtitles | هل تعتقد أن الحقيقة هي أهم شيء |
| Bir deney yaparken, deneme yapmak en önemli şeydir. | Open Subtitles | عند إجراء تجربة، فالمحاولة هي أهم شيء. |
| Cesaret en önemli şeydir. | Open Subtitles | أن الشجاعة هي أهم شيء |