| Hee Won'dan duyduğunu söyledin ya. Terk edildim. Oldu mu? | Open Subtitles | قُلت بأنك سمعت بالأمر من هي وون بأني هُجرت هل أنت سعيد؟ |
| Kısa zaman önce hala yaşayan bir insan erkeği tarafından Terk edildim. | Open Subtitles | مؤخرا لقد هُجرت من قبل رجل بشري الذي ما يزال على قيد الحياة |
| Unutma, bunu vicdansız alçak bir herif tarafından terk edilmiş tüm kadınlar adına yapıyorsun. | Open Subtitles | وتذكري هذا لكل أمراة قد هُجرت من قبل بواسطة وغد قاس ٍ |
| Bundan yüzyıl sonra, eğer New York terk edilmiş olursa hayatta kalan insanların ya da dünya dışı canlıların New York'a bakıp "o cahil insanlar hayatta kalabileceklerini nasıl düşünebildiler?" diyeceklerini hayal edebiliyorum. | Open Subtitles | لو هُجرت (نيويورك) لمائة عام من الآن فبإمكاني أن أتصور بعض المخلوقات المتقدمة ربما بشر، وربما من خارج الأرض |
| Savaş meydanları düzenlenmiş, sürülmüş veya sadece terk edilmişti. | Open Subtitles | ساحات المعارك إما رُتّبت أو حُرثت أو هُجرت |
| Guerrero öldürüldükten sonra Carter bir anda kayboldu ve arabası köprünün üstünde terk edilmişti. | Open Subtitles | بعدما قُتل (جيوريرو) ، اختفى (كارتر) فجأة هُجرت سيارته على جسر |
| Yok, daha yeni reddedildim hatta. Al da! | Open Subtitles | أوه، لا، لقد هُجرت مُؤخراً. |
| Benimki mantıklı en azından. Terk edildim. | Open Subtitles | تمرُّغي مُستحقّ ، لأنّي هُجرت. |
| Evlatlık edinildim ve Terk edildim. | Open Subtitles | لقد تُبنيت ثم هُجرت |
| Sanki terk edilmiş gibi. | Open Subtitles | تبدو أنها هُجرت تماما |
| Bütün şehir kaçıkların eline terk edilmiş. | Open Subtitles | -المدينة كلها هُجرت للجنون |
| Yok, daha yeni reddedildim hatta. | Open Subtitles | لا، لقد هُجرت مُؤخراً. |