| Ve Maggie ondan bilgi alabilecek miyim denememi istedi. | Open Subtitles | وأرادتني ماغي أن أحاول استخلاص المعلومات منه |
| Emily Pratt aradı ve size şunu aktarmamı istedi: | Open Subtitles | إيميلي برات إتصلت وأرادتني أن أخبرك هذا |
| Oda arkadaşım, kendini iyi hissetmiyor ve bugün Dmitri ile buluşamayacağını size söylememi istedi. | Open Subtitles | شريكتي بالغرفة، إنها... إنها ليست بخير وأرادتني أن أخبرك |
| Başka bir şey daha söylememi istedi. | Open Subtitles | وأرادتني أن أخبرك بشيء آخر |
| Geçen gece beni mekan için aradığında Matilda ile birlikteydim ve benden bir elbise giyip modellik yapmamı istedi. | Open Subtitles | أتعلم عندما اتّصلت ليلة البارحة حول موقع الزفاف، كنتُ مع (ماتيلدا)، وأرادتني أن أعرض عليها فستان. |
| - Kyle'ın onunla olduğunu, gidip görmemi istedi. | Open Subtitles | -قالت أنّ (كايل) بحوزتها وأرادتني أن أذهب لرؤيته |
| O da benden barışmamı istedi. | Open Subtitles | وأرادتني أن أدفن الحقد |