| Fakat benim nedimem olmanı ve en iyi arkadaşım olmanı istiyorum. | Open Subtitles | ولكني أريدك أن تكوني إشبينتي وأعز صديقاتي. |
| Nelle, en eski ve en iyi arkadaşım olarak, Kansas olayının iyi olduğunu düşünüyor musun? | Open Subtitles | نيلا , بما أنك أقدم وأعز أصدقائى هل تعتقدى أن حكاية كنساس هذه , جيدة ؟ |
| Millet, Şef Jeff ve en iyi minik dostu Dev Shah. | Open Subtitles | أقدم لكم جميعاً، رئيس الطهاة "جيف" وأعز أصدقائه الصغير، "ديف شاه". |
| Fransa'da, en eski ve en yakın 3 arkadaşıyla omuz omuza çarpışmıştır. | Open Subtitles | وفي فرنسا، قاتل جنبا إلى جنب مع ثلاثة من أقدم وأعز أصدقائه |
| Umarım karısı, komşusuyla ve en yakın arkadaşıyla seks yapmıyordur. | Open Subtitles | أنا بالتأكيد أتمنى ألا تكون زوجته تمارس الجنس مع جاره وأعز أصدقائه |
| Geceyi bir LCD Soundsystem konserinde dans ederek geçirerek, erkek kardeşim ve en iyi arkadaşımla ya da bir üniversite arkadaşımla seyahat edip, daha önce hiç tanışmadığım bir grup harika insanla tanışarak. | TED | كانت هناك، ليلة راقصة في حفل بنظام صوتي، سافرت مع أخي وأعز أصدقائي أو مع صديق دراسة في رحلة شبابية لأقابل مجموعة عظيمة من الشباب لم أحظ بمقابلتهم فيما سبق. |
| Karım ve en iyi arkadaşım. Aman Tanrım! | Open Subtitles | زوجتي وأعز أصدقائي , جنة رائعة |
| En büyük düşmanım onu bana getirdi ve en iyi arkadaşım onu elimden aldı! | Open Subtitles | ،أعظم أعدائي أعادها إليَّ ! وأعز أصدقائي أخدها بعيدا |
| Yine menajerim ve en iyi dostum oldu. | Open Subtitles | وهو مدير أعمالي وأعز أصدقائي مجدداً. |
| Babam, erkek kardeşim, (incelen ses tonuyla) yeğenim, eşim ve en iyi arkadaşım, hepsi birden bu dünyadan göçüp gitti. | TED | والدي، وأخي، (صوت متقطع) ابن أخي، شريكتي وأعز أصدقائي، جميعهم فارقوني فجأة. |
| Sen benim kardeşim ve en iyi arkadaşımsın. | Open Subtitles | أنت أختي وأعز صديقاتي |
| Üç yıl önce, sen ve en iyi arkadaşın arazi alışverişindeki rakibiniz Chris Cheramie'yi öldürdünüz. | Open Subtitles | قبل ثلاث سنوات، قتلت أنت وأعز أصدقائك (كريس شيريمي)، منافسكما في صفقة الأرض. |
| Kardeşim ve en iyi dostu Blacky. | Open Subtitles | . وأعز أصدقائه، بلاكي! |
| Kız arkadaşı ve en iyi dostu! | Open Subtitles | كانت خليلته وأعز أصدقائه! |
| Çünkü ateş, onun tek ve en iyi arkadaşıymış fakat yaşadığı kazadan sonra, ateşe saygı duymayı öğrenmiş, Murph çünkü ateş, güzel gözükse de, çok etkiliymiş, gördüğün gibi. | Open Subtitles | كانت الصديق الوحيد له ...وأعز أصدقاؤه ، ولكن بعد أن تعرّضت لحادث ...(تعلـّم أن يحترم النار، (ميرف ، لأن النار بالرغم من جمالها ...فإنـّها تلتهم أيضاً |
| ve en iyi arkadaşım. | Open Subtitles | وأعز أصدقائي |
| Sen en güvenilir danışmanım en değerli generalim ve en yakın dostumsun. | Open Subtitles | أنت أكثر مُستشاريّ ثقة، والجنرال الأعلى قيمة، وأعز صديق لي |
| Kevin Rayburn, Eric'in en iyi ve en yakın arkadaşının kardeşi. | Open Subtitles | إن (كيفن رايبورن) هو الشقيق الأصغر لأقرب وأعز صديق لـ(إيريك) |
| Lord Bartok benim en eski ve en yakın dostumdu. | Open Subtitles | (كان اللورد (بارتوك أقدم وأعز صديق لي |
| Ama, Michael... Karısı ve en yakın arkadaşı. | Open Subtitles | لكن يا (مايكل) زوجته وأعز صديق له... |
| - Yani Walter patronum ve en yakın arkadaşım. | Open Subtitles | لذا... -إنّه رئيسي وأعز أصدقائي . |