"وأعطتني" - Translation from Arabic to Turkish

    • bana verdi
        
    • ve bana
        
    • verdi bana
        
    • ve o da bana
        
    Cüzdanı kendisinin bulduğunu söyleyip bana verdi. Ben de ona 100 dolar verdim. Open Subtitles لقد قالت أنها وجدت المحفظة وأعطتني إياها وأنا أعطيتها 100 دولار
    Ve beni özel olarak dışarı çağırıp, normalde ona vereceği bir işi bana verdi. Open Subtitles تمّ سحبتني عن عمد من مكتبِه وأعطتني عملاً كانت تعطيه له عادةً
    Bütün parasını bana verdi ve kendimi daha iyi hissetmem için Open Subtitles وأعطتني المال القليل الذي لديها "وأرسلتني إلى كلية "جنينجز
    Bir gün, annem evi temizlerken gardolaptan metal bir kutu çıkardı ve bana verip dedi ki: Open Subtitles في يوم من الأيام كانت أمي تنظف المنزل أخجت علبة معدنية من الخزانة وأعطتني إياها، وقالت لي:
    Kadın bana acıdı ve bana kızın numarasını verdi. Open Subtitles رأفت تلك المرأة بحالي .وأعطتني رقم الفتاة
    Sonra da eve bıraktım onu ve iyi geceler öpücüğü verdi bana yanağımdan. Open Subtitles وبعدها رافقتها إلى منزلها وأعطتني قبلة ليلة سعيدة على الخد
    Kıza birkaç içki ısmarladım ve o da bana e- posta adresini verdi. Open Subtitles -جيد لقد إبتعت لها عدة مشروبات وأعطتني بريدها الإلكتروني
    Büyükannen elbiselerini getirmem için bana verdi. Open Subtitles وأعطتني جدتك بعض الملابس لك
    Amber kendini bir güzel benzetti buraya geldi ve Laura Clemensen'in yüzüğünü bana verdi. Open Subtitles لقد ضربت (أمبير) نفسها . وجاءت إلى هنا وأعطتني خاتم (لورا كليمنيسن)
    Denise hafta sonu şehir dışına çıktı ve bunu da bana verdi. Open Subtitles -إنزعه (دينيس) ، خارج البلدة في هذه العطلة الأسبوعية وأعطتني إياه
    Üşümüştüm. O da bana verdi. Open Subtitles كنت باردا ، وأعطتني أياه
    O yüzden yanıma gelir ve bana üç paket verir. Open Subtitles لقد جاءت عندي وأعطتني ثلاث حزم
    Dün Dr. Reid geldi ve bana aynı küstah nutku çekti. Open Subtitles أتعلمين, د. (ريد) جاءت بالأمس وأعطتني نفس الخطاب "مُدّعي الأدب" هذا..
    Beni keşfetti ve bana bir kariyer sağladı. Open Subtitles حسناً , لقد أكتشفت موهبتي وأعطتني عمل
    ve bana e-posta adresini verdi! Open Subtitles وأعطتني عنوان بريدها الإليكتروني
    ve bana bir alana bir bedava şansı verdi. Open Subtitles وأعطتني صفقة اثنين مقابل واحد.
    Evini aradım ve ev arkadaşın annenin numarasını verdi bana. Open Subtitles اتصلت بمنزلك وأعطتني رفيقتك في السكن رقم أمك
    Bu adresi verdi bana. Open Subtitles وأعطتني هذا العنوان.
    Kıza birkaç içki ısmarladım ve o da bana e- posta adresini verdi. Open Subtitles -جيد لقد إبتعت لها عدة مشروبات وأعطتني بريدها الإلكتروني
    Lee'ye gösterdim ve o da bana bazı güzel tavsiyelerde bulundu. Open Subtitles أريته لـ (لي) وأعطتني بعض المؤشرات الجيدة

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more