| Mavi çizginin ortasına geldiğimde haber ver, tamam mı? | Open Subtitles | وأعلميني عندما أكون في مركز الخطّ الأزرق، حسناً؟ |
| Hemşire, morfine başla, yarasını sar ve ameliyathane boşalınca haber ver. | Open Subtitles | يا ممرضة، أعطه بعض المورفين وضمدي هذا الجرح وأعلميني عندما تكون غرفة العمليات التالية متاحة. |
| Öğle yemeğinde beni ara ve durumdan haber ver. | Open Subtitles | إتصلي بي في الغذاء وأعلميني كيف تجري الأمور |
| Bana mail atıp hala burada çalışıp çalışmadığını bildirir misin? | Open Subtitles | فقط أرسلي لي بالإيميل وأعلميني إن كنت مازلتِ تودين العمل هنا؟ |
| Lütfen bankama telgraf çekip Juley teyzemin iyi olup olmadığını bildirir misiniz? | Open Subtitles | الرجاء أرسلي برقية، أعتني بحسابي وأعلميني سواء كانت العمة (جولي) بخير أو أصبحت سيئة. |
| İyi eğlenceler. Bir şeye ihtiyacınız olursa beni ara, tamam mı? | Open Subtitles | حسناً,استمتعي بوقتكِ وأعلميني إذا احتجتِ إلى أي شئ؟ |
| Polisi izlemeye devam et. Onunla ilgili ipucu bulurlarsa haber ver. | Open Subtitles | واصلي تقصّي سجلّات الشرطة، وأعلميني إن تبيّنوا خيطًا إليها. |
| Şunu yaz, biterken haber ver. | Open Subtitles | اكتبي التالي، وأعلميني أين ستنتهين |
| O yüzden, kiminle konuşman gerekiyorsa konuş ve başkan benimle görüşmeye hazır olduğunda bana haber ver. | Open Subtitles | لذلك ناقشي ذلك مع من تريدين وأعلميني |
| Bunu yapabilirim. Peki, George'la konuş. Bana da en kısa zamanda haber ver. | Open Subtitles | (تحدثي مع (جورج وأعلميني بالنتيجة في أسرع وقت |
| Daniels denen çocukla neler olduğunu bana haber ver. | Open Subtitles | وأعلميني بما يجري مع هذا الفتى (دانيلز) |
| Çalışmadığın zaman beni ara. | Open Subtitles | إكتشفي متى لا تعملين وأعلميني |