| Yazları buraya yerleştiğimizde Harris annesiyle mutfağın dışındaki dairede kalırdı. | Open Subtitles | في فصولِ الصيف عندما نحن كُنّا نَصْعدُ هنا، هاريس وأمّه عاشا في شُقَّةِ مِنْ المطبخِ. |
| Ama 12 yaşındayken babası ölünce annesiyle Reykjavik'e taşındılar. | Open Subtitles | لكن بعد وفاة أبيه وهو في عمر الثانية عشرة "انتقل هو وأمّه إلى "ريكيافيك |
| Frankie, annesiyle bağırış çağırışlarımı duymak zorunda kalmıyor artık. | Open Subtitles | (فرانكي) ليس مُضطرا لسماعي أنا وأمّه نصرخ على بعضنا البعض. |
| ve annesi de seyircilerin arasındadır. Oğlunun dayak yiyişini izler. | Open Subtitles | وأمّه في الجمهور، وهي تراقبه يصبح مضروبة. |
| Babası beş sene önce öldü ve annesi depresyondan kafayı yediği için hiçbir işte dikiş tutturamıyor. | Open Subtitles | والده توفيّ قبل 5 سنوات وأمّه أصيبت بالجنون من الإكتئاب لهذا لا يمكنها حتّى أن تجد وظيفة |
| Ve şimdi, birinci sınıftan Martin Tobias ve annesi... | Open Subtitles | والآن، ( مارتن توبياس)من الصف الاول ..وأمّه سَتُؤدّي. |
| Evet farkındayım. Bu yüzden Damon ve annesinin onları bir an önce bulmasını umuyorum. | Open Subtitles | أجل، أعلم، لهذا أساعد (دايمُن) وأمّه على إيجادهما قريبًا. |
| Alex ve annesinin. Bizi görebileceklerini sanmıyorum | Open Subtitles | لا أظن أن بوسعهم رؤيتنا، (أليكس) وأمّه |
| Tüm işi annesiyle sen yapıyordunuz. | Open Subtitles | أنت وأمّه فعلتم كلّ شيء |
| Vasyl Valdeman ve annesi kaçıp, yakındaki bir köye saklanmayı başarmıştı ama SS, babasını, büyükbabasını ve iki amcasını öldürmüştü. | Open Subtitles | فاسيلى فالديمان"وأمّه إستطاعا الهروب" وإختبأ في في مكان قريب من القرية ، لكن الـ "إس إس" قتلوا أبّاه وجدّه ، وأثنين من أعمامه |
| Yedi yaşında bir çocuk ve annesi. | Open Subtitles | ولد بعمر 7 سنوات وأمّه. |
| Tüm işi sen ve annesi yaptınız. | Open Subtitles | أنت وأمّه فعلتم كلّ شيء |
| Zane Talbot ve annesi... | Open Subtitles | هذا (زين تالبوت) وأمّه. |