| O zaman bana bir iyilik yap ve bu işi halletmeme izin ver. | Open Subtitles | حسنا اذا. فقط إفعلي لي معروفا واسمحي لي أن أحاول تصحيح الأمر |
| İşin bittiyse, öldür bizi ve birliğin sürmesine izin ver. | Open Subtitles | الآن . فرغنا من الأمر أقتلينا واسمحي للجحافل المتتابعة بأنها تتبعك |
| Asistanların arasına gey bir stajyer koymama izin ver, olup biteni öğreneyim. | Open Subtitles | واسمحي لي ان اطفائها مثل الجنس ومن بين المساعدين ومن ثم سأكشف مادا يحدث وسأكتشف ما الذي يحدث |
| Sadece gel ve elimi tut izin ver seni yukarı kaldırayım | Open Subtitles | فقط تعالي ودعيني أمسك بيدك واسمحي لي بأن أرفعك. |
| Nerede olduğunu söyle. Lütfen, yardım etmeme izin ver. | Open Subtitles | أخبريني بمكانكِ، واسمحي لي بمُساعدتكِ. |
| Stephanie'nin kitabını bana ver, ajansı ben işleteyim ve hayatından çıkıp gideyim. | Open Subtitles | أعطني كتاب (ستيفن) واسمحي لي أن أعد الشركة وسوف أرفرف بعيداً عن حياتك |
| İzin ver. | Open Subtitles | واسمحي لي في هذا الشيء. |
| Tess, lütfen inan bana, beni bu bebek bakıcılığı görevinden al onun peşinden gitmeme izin ver. | Open Subtitles | (تيس) , رجاءً ثقي بي , ابعديني عن واجب مجالسة الطفل واسمحي لي بالذهاب في اثرها |