| Bunlar çocukluk arkadaşlarıymış, ve diğer herkes gibi işin yolunu bulup zengin olma planları peşindelermiş. | Open Subtitles | هذان الاثنان كانا اصدقاء الطفولة ومثل جميع الناس كانا يحاولان ان يكتشفا طريقة ما تجعلان منهما كبيرين واغنياء |
| Çok iyi, cesur ve zengin. | Open Subtitles | ولاد اعمامى مناسبون جدا شجعان واغنياء |
| Âdem Aleyhisselâm'dan beri zengin ile fakir hep olmuştur. | Open Subtitles | دائما ما يكون هناك فقراء واغنياء |
| Genç çocuklardan, zengin adamlardan, hatta arkadaşlarından. | Open Subtitles | رجال يافعون واغنياء وبعضهم اصدقائك ايضا |