| Hazır olduğunda da, anal kanalından Nefes alıp verebiliyordu. | Open Subtitles | وعندما أصبح مستعداً، يمكنه أن يؤدي الشهيق والزفير من مؤخرته |
| Bir dahaki sefere, tavrın ve kurtlu Nefes vermelerin olmadan on dakika önce gelmelisin. | Open Subtitles | قبل بداية العرض. ربّما المرة القادمة، ستحضرون مبكراً بعشر دقائق بدون التصرفات والزفير العصبي |
| İşte Nefes alış ve verişini görüyoruz gördüğümüz yükseklik ve alçaklıklar Zach'in Nefes alışverişi. | TED | لذا يمكننا أن نرى الشهيق، والزفير... لذا فكما ترون هذه الارتفاعات والانخفاضات هي تنفس زاك. |
| Ama dostlar, yapmamız gereken Nefes alıp, vermek... | Open Subtitles | ولكن كلّ ما يمكننا فعله يا أصدقائي هو الشهيق، والزفير... |
| Bir onunla bir bununla Nefes alamıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع الشهيق معكِ والزفير معه |
| Nefes almayı ve maruz kalma terapisini yapıyorum. | Open Subtitles | انا افعل تمرين الشهيق والزفير. |
| Birlikte Nefes alıp,birlikte Nefes.. | Open Subtitles | تنفس معا، يستنشق والزفير. |
| Nefes ! | Open Subtitles | تنفس في والزفير. |
| Bakın - (Alkış) Bakın, şimdi aranızdan kaç kişi içinde timsah olduğunu bildiği derin bir kanala size yardım etmek için gelebilecek birini tanıyor bilmiyorum, ama Solly için bu Nefes almak kadar doğaldı. | TED | الآن --(تصفيق) الآن ، لا أدري كم هو عدد الأشخاص الذين تعرفونهم الذين يخوضون قناة مائية يعلمون أن بها تمساحا ليقوموا بمساعدتكم، لكن بالنسبة لسولي، فالأمر كان طبيعيا كالشهيق والزفير. |