| Nakit ve elmas çaldı. - O kişinin siz olduğuna dair isimsiz bir ihbar aldık. | Open Subtitles | وسرق المال والماس وتلقينا إتصال مجهول يفيد إنه أنت |
| Hava almak için yüzeye çıktığımızda o gemi, Paris'e doğru yola çıkmış ve elmas sonsuza dek gitmiş olacak. | Open Subtitles | عندما نخرج لعرض البحر تلك السفينة ستتوجه إلى باريس والماس سيذْهب إلى الأبد |
| Nakit ve elmas çaldı. - O kişinin siz olduğuna dair isimsiz bir ihbar aldık. | Open Subtitles | وسرق المال والماس وتلقينا إتصال مجهول يفيد إنه أنت |
| 14 karatlık altın, elmaslar, turkuvaz... | Open Subtitles | ،إنها تزن أربعة عشر قيراطاً من الذهب والماس والفيروز |
| elmaslar, doğal olarak mücevherlerde bulunan şekillere dönüşmezler— bu elmaslar vitrin pırıltısı ve berraklığına göre kesilmiştirler. | TED | والماس لا ينمو طبيعيًا بالأشكال التي نجدها في المجوهرات أبدًا- هذه الألماسات تم صقلها لتظهر اللمعان والصفاء. |
| Elmasları ve lazeri doğru kullanırsak iletişim endüstrisini ele geçiririz. | Open Subtitles | بالليزر والماس سنحتكر صناعة الإتصالات |
| Elmasları ve zümrütleri de koy. Oradakileri. | Open Subtitles | والماس والزمرد ايضاً من هناك |
| Yeraltını ziyaret ettiğinde kendi gözleriyle... bin arenayı dolduracak kadar altın, elmas ve yakut gördü. | Open Subtitles | عندما زار عالم السفلي وراى مع ذلك بعينيه ما يكفي من الذهب والماس والياقوت لملء الاف الساحات |
| "Altın, elmas ve yakutlar. Ayaklarınla üzerlerine basabileceksin. " | Open Subtitles | 'والذهب والماس والياقوت حتى القدمين يمكن ان يتازم عليهم |
| ve bu şiiirsel bir cevap tüm yaşamımı bir elmas yada inciyi hediye eder gibi ona armağan ediyorum bu yaşam ki onun mutluluğu onun onuru için harcanacaktır Alkış! | Open Subtitles | وذلك أيضا في الشكل الشعري. الشعر ساملأ حياتها ببهجة الآلئ والماس |
| Oryantal inci, elmas, yakut hükümet için zor bulunur. | Open Subtitles | من اللؤلؤ والماس وياقوتة.. لا غبار عليها، والذي يصعب أن يكون ملكاً لمربية. |
| Ekvator Ginesi'nde çok katı bir dikta rejimi var. Adam çoktan altın ve elmas madenlerini özelleştirdi. Nereye varacaksın? | Open Subtitles | الغينيين يحكمهم ديكتاتورية كبيرة قاموا بتأميم مناجم الذهب والماس |
| 1.2 karat ve bu ölçüdeki bir kırmızı elmas bir uçak almaya yeter. | Open Subtitles | قيراط1.2، والماس أحمر مثل هذا يمكنك أن يشتري طائرة |
| Birimiz takmalı yani. elmas bana göre değil pek. | Open Subtitles | لذا يتعيّن على أحدنا ارتداؤه، والماس حقًّا ليس ما أفضّل. |
| Yani plan..elmaslar..biz? | Open Subtitles | اذا الخطه والماس |
| Düğme, elmaslar, aynalar. | Open Subtitles | الأزرار ، والماس ، والمرايا. |
| Aradığı şeyler, elmaslar. | Open Subtitles | ما هو يبحث عن والماس. |