| Nakit ve elmas çaldı. - O kişinin siz olduğuna dair isimsiz bir ihbar aldık. | Open Subtitles | وسرق المال والماس وتلقينا إتصال مجهول يفيد إنه أنت |
| Nakit ve elmas çaldı. - O kişinin siz olduğuna dair isimsiz bir ihbar aldık. | Open Subtitles | وسرق المال والماس وتلقينا إتصال مجهول يفيد إنه أنت |
| Hastaneden de ameliyatı yapabilmen için izin aldık. | Open Subtitles | وتلقينا للتو صلاحيات من المشفى لك لتؤدي الجراحة |
| ABD'den büyük bir hava ikmal işlemi desteği aldık ve düşmanla karşılaştırdık. | Open Subtitles | وتلقينا دعماً جوياً قوياً من قبل الولايات المتحدة وواجهنا العدو |
| Biz de müdahale elektronik belgenin delil aldık. | Open Subtitles | وتلقينا أيضًا دليلاً على التلاعب بالوثائق الإلكترونية. |
| Hepimiz emir aldık. Alış buna. | Open Subtitles | وتلقينا جميعاً أوامر فلنباشر في الأمر |
| Nefretleri toplumun daha dengesiz kesimlerini kışkırttı ve ölüm tehditleri aldık -- Çocuklarımı alıp saklanacak kadar kötü ölüm tehditleriydi ve hatta polis koruması bile aldık. | TED | وأثار حقدهم العناصر الأقل إستقرارًا في المجتمع، وتلقينا تهديدات بالموت -- تهديدات بالموت كافية لتجعلني أخفي أطفالي، وكان لدينا حماية رجال الشرطة. |
| Vince iki gün önce Twitter'a yazdığından beri 20 bin kasa sipariş aldık. | Open Subtitles | وتلقينا أكثر من 20 ألف طلبية منذ منشور (فينس) |