| Şu an havadayım. Saat 5 gibi pistte oluruz. | Open Subtitles | أنا في الطريق الآن، وسنصل المطار بحلول الساعة الخامسة |
| Tamam, telefonuma adresi mesaj at. En hızlı şekilde orada oluruz. | Open Subtitles | حسنٌ، أرسل العنوان لهاتفي، وسنصل بأسرع وقت ممكن. |
| Sayın Büyükelçi, şu anda havadayız beş dakikadan daha kısa bir süre içerisinde elçiliğin önüne inmiş oluruz. | Open Subtitles | سيّدي السفير نحن في الجو الآن وسنصل إلى السفارة بعد أقل من 5 دقائق |
| Bank ele geçirmeden biz onu ele geçireceğiz. | Open Subtitles | وسنصل إليه قبل بانك |
| Bank ele geçirmeden biz onu ele geçireceğiz. | Open Subtitles | وسنصل إليه قبل بانك |
| Başladığınız gün evde görüşürüz. Anlaşmaya varacağız. Söz veriyorum. | Open Subtitles | في اليوم الذي تبدأ به سأتواجد في الفيلا وسنصل إلى اتفاق، أعدك بذلك |
| 130-140 yaparsak, 2 saatte Lexington'da oluruz. | Open Subtitles | ونأخذ الطريق 89 و 85 وسنصل خلال ساعتين |
| Onu aldık. Birazdan orada oluruz. | Open Subtitles | لقد حصلنا عليه وسنصل قريبا |
| 912 Sol'luk yiyecek. Bizse oraya 868'de varacağız. | Open Subtitles | مؤون طعام تكفي لـ912 يوم، وسنصل هناك باليوم الـ868 |
| Rahat bir hızla yolculuk ediyoruz, Dr. Dorian ve zamanından önce varacağız. | Open Subtitles | نتحرك بسرعة معقولة" "(يا دكتور (دوريان "وسنصل قبل موعدنا" |