| Kötü çocuklar eğlenceli olabiliyor, tabi kalbini çalana kadar ve arabanı ve yurdundaki her şeyi. | Open Subtitles | ,حتى يسرقون قلبك وسيارتك .وكل شئ خارج نومك |
| Bu Gus-5'i Baskerville kardeşlerin ardından gönderdiğini kanıtlamaz, ancak polislerin evini ve arabanı arayabilmesi için yeterli. | Open Subtitles | انه لا يثبت بانك ارسلتي غوس 5 خلف الاخوة باسكرفيل, لكنه يجب ان يكون كافيا للشرطة للحصول على مذكرة لتفتيش منزلك وسيارتك |
| Bana kıyafetlerini ve arabanı vereceksin. | Open Subtitles | ستعطيني ملابسك وسيارتك |
| Sonra da giderken arabanı ve evini alırlar. | Open Subtitles | وعندما يرحلون يأخذون بيتك وسيارتك |
| Çünkü gece saat 2 de evinin önünden geçtim ve araban orda değildi. | Open Subtitles | لأنني كنت أقود سيارتي بجوار البيت الساعة 2 صباحاً وسيارتك لم تكن هناك |
| Bizimkinin lastiği patlak senin araban da zaten bir kazaya karıştı. | Open Subtitles | سيارتنا لديها ثقب في الإطار وسيارتك تعرضت لحادث أيضًا. |
| Bana kıyafetlerini ve arabanı vereceksin. | Open Subtitles | ستعطيني ملابسك وسيارتك |
| Ben parayı ve arabanı. | Open Subtitles | فأن أريد المال، وسيارتك |
| Borçların sonunta tüm paranı ve arabanı aldı mı siktiğimin ibnesi? | Open Subtitles | الدين اخذ كل اموالي وسيارتك ؟ |
| Sonra da giderken arabanı ve evini alırlar. | Open Subtitles | وعندما يرحلون يأخذون بيتك وسيارتك |
| şık arabanı ve tüm kadınlarını alsak senden geriye ne kalır? | Open Subtitles | خذ بيتك الفاخر وسيارتك الفاخرة |
| Çünkü gece saat 2 de evinin önünden geçtim ve araban orda değildi. | Open Subtitles | لأنني كنت أقود سيارتي بجوار البيت الساعة 2 صباحاً وسيارتك لم تكن هناك |
| Telefonların ve araban 24 saat izlenmede. | Open Subtitles | مراقبة على مدار 24 ساعة على هواتفك وسيارتك |
| Senin için en azından bu kadarını... ve araban, | Open Subtitles | هذا أقلّ ما يمكنني فعله وسيارتك |
| Seni yakışıklı, araban da pek güzelmiş. | Open Subtitles | حسناً، أنت فاتن جداً، وسيارتك بالفعل رائعة |