Hayır, bana, beni kimsenin görmeyeceğine dair söz vermiştin. | Open Subtitles | لا، لا، لا، لقد وعدتني ألا يراني أحد هنا أبداً |
Artık süpürge olmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | وعدتني ألا تستخدم المقشات ثانية |
Bana söz vermiştin. Bunun da mı bir anlamı yok senin için? | Open Subtitles | لقد وعدتني, ألا يعني هذا لك شيئاً؟ |
Eğer bir daha kaçmayacağına söz verirsen onları çıkartırım. | Open Subtitles | سأنزعها عنكِ إذا وعدتني ألا تهربي ثانيةً |
Merlin, karışmayacağına söz vermiştin. Biliyorum. | Open Subtitles | لقد وعدتني ألا تتورط في الأمر. |
Gitmeyeceğine söz vermiştin | Open Subtitles | وعدتني ألا تفعلين. أتعلمين أمراً؟ |
İçeri girmeyeceğine söz vermiştin. | Open Subtitles | وعدتني ألا تدخل. |
-Zarfı açmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | وعدتني ألا تفتح الظرف |
- Kızmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | و وعدتني ألا تغضب |
Kız ciyaklamış: "Hani beni ısırmayacaktın, söz vermiştin!" | Open Subtitles | لقد وعدتني ألا تلدغينني |
- Bir şey yapmam diye söz vermiştin. | Open Subtitles | لقد وعدتني ألا تفعل شيئاً |
Dokunmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | لقد وعدتني ألا تلمسني |
Dokunmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | لقد وعدتني ألا تلمسني |
Böyle olmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | وعدتني ألا يكون الأمر هكذا |
Bir vakada asla kullanmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | وعدتني ألا تشرب بسبب قضية |
Bir vakada asla kullanmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | وعدتني ألا تشرب بسبب قضية |
Bana gidip aptalca bir şey yapmayacağına dair söz ver. | Open Subtitles | وعدتني ألا تذهب وتقدم على عمل طائش. |
Yapmayacağına dair söz vermiştin." | Open Subtitles | لقد وعدتني ألا تفعل ذلك!" |
Aslına bakarsan, beni vurmayacağına söz verirsen seni gerçekleri bilen adama götürebilirim. | Open Subtitles | في الحقيقة، إذا وعدتني ألا تقتلني يمكنني أنْ أدلك على الرجل الذي يعلم تلك الأمور حقـًا |
Şeyini yalarım, Johnny, benimle evlenmemeye söz verirsen! | Open Subtitles | -سأمتصه لك يا "جوني" لو وعدتني ألا تتزوجني |