| Uslu duracağıma söz versem, akşam yemeğe ne dersiniz? | Open Subtitles | لو وعدت بألا أكون مشاغباً هل تنضمين لي للعشاء الليلة؟ |
| Bir daha böyle konuşmayacağına söz vermiştin. | Open Subtitles | في الليلة الماضية وعدت بألا تقول ذلك مجددًا ، أرجوك اذهب |
| Bu çok üzücü. Bunu yapmayacağıma söz vermiştim. | Open Subtitles | هذا محزن, وعدت بألا أفعل هذا لكن |
| Yapamam... söz verdim. | Open Subtitles | لا أستطيع ، وعدت بألا أفعل |
| Gülmeyeceğime söz verdim biliyorum. | Open Subtitles | أعرف, أني وعدت بألا أضحك |
| Gülmeyeceğime söz verdim biliyorum. | Open Subtitles | أعرف, أني وعدت بألا أضحك |
| Bundan hoslanmiyorum, Cleeve. Onlara zarar vermeyecegine dair söz verdin. | Open Subtitles | (لا أحب ذلك (كليف قد وعدت بألا تؤذيهم |
| Söylemeyecegime söz verdim. | Open Subtitles | -لقد وعدت بألا أخبر |
| - Söylemeyeceğime söz verdim. | Open Subtitles | -لقد وعدت بألا أتكلم |
| Etmeyeceğime söz verdim. | Open Subtitles | وعدت بألا افعل |
| söz verdim. | Open Subtitles | وعدت بألا أفعل |