| Dolayısıyla çok zehirli bir ortam, CO de var elbette ve pek çok diğer gazlar da. | TED | لذا فهذه بيئةٌ خطيرةٌ جداً ، وأيضاً هناك غاز أول أكسيد الكربون ، وغازات أخرى كثيرة. |
| Toz ve gazlar o kadar yoğun ki, bizi kefenleyerek dışardaki Evren'le bağımızı kesiyor. | Open Subtitles | غبار وغازات كثيفة جداً لدرجة أنها تحجب أبصارنا تمنعنا من مشاهدة باقي الكون بالخارج |
| Teorime göre Gözcüler atmosfere aşırı derecede CO2 ve başka gazlar karıştırmış. | Open Subtitles | فإنّها مستويات عالية من غاز ثاني أكسيد الكربون وغازات أخرى قدّ تمّ ادخالها بالغلاف الجوي من قبل المُلاحظين. |
| Asit havuzları ve zehirli gazlar burayı nefes alınmaz hale getiriyor. | Open Subtitles | "حمامات حمضية وغازات خانقة" "لا يمكنك تنفس الهواء حتى" |