| Çok kötü şeyler söylüyordu ve öldü. Yaptım. Yapabileceğimi sanmıyordum ama yaptım. | Open Subtitles | كانت تقول أكثر الأشياء بشاعة وقد ماتت |
| Vurulduğumda yanımda sevgilimde vardı ve öldü. | Open Subtitles | لقد كانت حبيبتي معي حين أصبت وقد ماتت |
| ve öldü değil mi? | Open Subtitles | والذي لا أعرفه وقد ماتت ، صحيح؟ |
| Kelly Huang harika bir kadındı ve öldü. | Open Subtitles | كيلي هوينغ كأنت امرأة عظيمة وقد ماتت |
| olmuştu. Kızı Erica, hala adaletin peşindeyken yirmi yedi yaşında Öldü | TED | وقد ماتت ابنته ايريكا وعمرها 27 عامًا، وما زالت تبحث عن العدالة. |
| Senin hayatının aşkıydı ve öldü. | Open Subtitles | لقد كانت حُب حياتك وقد ماتت. |
| İyi bir kadındı ve öldü. | Open Subtitles | كانت امرأة جيدة وقد ماتت |
| İyi bir kadındı ve öldü. Ama sen hala buradasın, yarı psişik adam. | Open Subtitles | كانت امرأة جيدة وقد ماتت |
| Geçen hafta arının üzerine daksil döktük ve öldü. | Open Subtitles | الإسبوع الماضي وضعنا سائل لزج على نحله... وقد ماتت... . |
| ve öldü. | Open Subtitles | وقد ماتت. |
| Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce Öldü. | TED | وأعلم أني سأهم بالبكاء، لأن هذا هو حيواني الأليف الأول، وقد ماتت قبل عامين مضيا. |
| Ben bir Tok'ra ile birleştim, ve beni kurtarmak için Öldü, ama hala onun duygularına ve anılarına sahibim. | Open Subtitles | ترى ، لقد إمتزجت مع توكرا وقد ماتت لإنقاذ حياتي لكنّي ما زلت أمتلك ذكرياتها ومشاعرها |
| Fakat babası, o doğmadan Öldü. | Open Subtitles | لكن ابيه كان قد مات قبيل مولده وقد ماتت امه ايضا |