| Konuştuk ve tedavimizi başka birinin yapmasını istemediğimize karar verdik. | Open Subtitles | ناقشنا الأمر, وقرّرنا إنّنا لا نريد أي شخص آخر يعالجنا. |
| El yazmasını aldık ve onu floresan röntgen ile görüntülemeye karar verdik. | TED | قد أخذنا المخطوط، وقرّرنا أن نصوّره بالأشعة السينية الفلوريّة. |
| "...ve bize bunları yapanlardan intikam almamız gerektiğine karar verdik." | Open Subtitles | وقرّرنا بأنّنا لا بُدّ أن نحاول أن ننتقم من الأشخاص الذين فعلوا هذا |
| Alkol sorunum olduğuna karar verdik. Yardım talep ettiğim ve sorunumu kabul ettiğim sürece de tayin ettirilemez veya kovulamazmışım. | Open Subtitles | وقرّرنا بأنّي أعاني مشكلة في تعاطي الكحول، وما دمتُ أتعالج وأقرّ بذلك... |
| İmparatoriçe'yi bulduk ve peşinden gitmeye karar verdik. | Open Subtitles | لقد وجدنا "الإمبراطورة" وقرّرنا السّعي ورائها. |
| ...biz de test etmeye karar verdik. | Open Subtitles | وقرّرنا أن نجرّبه عندئذٍ |
| Buluşmaya karar verdik. | Open Subtitles | وقرّرنا أن نتقابل. |
| Biz Abe'le ciddi düşünüyoruz ve birlikte yaşamaya karar verdik. | Open Subtitles | (ايب) وأنا جادّين بشأن علاقتنا، وقرّرنا المعيشة سويّة. |
| Cezai takibat açmamaya karar verdik. | Open Subtitles | وقرّرنا أن لا نُقاضيهم. |
| karar verdik ki... | Open Subtitles | وقرّرنا... |