Bundan böyle, yazarlığa devam edebilmek için, kendimle, kitaplarıma halkın vereceği tepkiye dair endişem arasına güvenli bir mesafe koymalıyım. | TED | يتوجب عليّ، أن أجد نوعاً ما مسافة آمنة بيني، ككاتبة، وقلقي الطبيعي حول أي رد فعل سيكون لما أكتبه، من الآن فصاعداً. |
Ve benim en büyük endişem bir tür sefil topluma yataklanan ve fırsat yerine adaletsizlik ortaya çıkaran ekonomi tarafından desteklenen gösterişli teknolojilere sahip olacağımız bir dünya meydana getiriyoruz. | TED | وقلقي الأكبر أنّنا بصدد خلق عالم حيث ستكون هناك تكنولوجيا متقدّمة موجودة في مجتمع متدنّ ومدعوم باقتصاد يقوم بخلق عدم المساواة بدلاً من الفرص. |
Tek endişem azalmak bilmeyen borçlarım. | Open Subtitles | وقلقي الوحيد هو الدين الذي لاينتهي |
Her zaman. Buradaki asıl endişem otel için değil. endişem sizin için de değil. | Open Subtitles | فقلقي ليس على الفندق وقلقي ليس عليك... |
Her zaman. Buradaki asıl endişem otel için değil. endişem sizin için de değil. | Open Subtitles | فقلقي ليس على الفندق وقلقي ليس عليك... |
Ama benim endişem, bu kızın başka bir Nikita olması. | Open Subtitles | وقلقي كان أن تصبح هذه (نيكيتا) آخرى |