| Kemoterapiye başlayamadan akciğerleri ve karaciğeri de çöktü. | Open Subtitles | المريض عانى من سكتة قلبية ورئتاه وكبده يفشلان |
| İkisinin de ayrı birer kalbi, karaciğeri, midesi, kolları ve bacakları var. | Open Subtitles | لدى كل منهما قلبه وكبده وبطنه وذراعاه وساقاه. |
| Kalınlaşmış karaciğeri çok içtiğini gösteriyor. | Open Subtitles | وكبده الدهنية تشير إلى الكثير من الشرب. |
| Bir kayaya fırlatıldı ve karaciğeri koca bir kartal tarafından koparıldı. | Open Subtitles | هو كان مقيد على الصغور وكبده ممزق للخارج بواسطه النسور العملاقه- ذلك الجسد قد لا يكون - |
| Cristiano Ronaldo babasını Londra'ya taşıması için hava ambulansı tuttu ama böbrekleri ve karaciğeri daha fazla dayanamadı. | Open Subtitles | فحجز (كريستيانو رونالدو) طيارة ،)اسعاف لتنقل والده إلى (لندن لكن كلاته وكبده لم يصمدوا طويلاً |