| Krishna'ya, Buda'ya, hatta bana yol göstermesi için İsa'ya bile ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لا احتاج كريشنا ولا احتاج بودا ولا حتى المسيح ليدلني على طريقي |
| Kilisenin parkında arabamıza işediklerini? Sağlıklı bir kadın değilim. Strese ihtiyacım yok. | Open Subtitles | و مُزقت إطارات سيارتنا في مواقف السيارات امام الكنيسه انا لستُ بحالةٍ جيده ، ولا احتاج إلى التوتر |
| Zaten bir dahiyim. Düşük zekâlı arkadaşlara ihtiyacım yok. | Open Subtitles | انا عبقرية , ولا احتاج الى اصدقاء اغبياء |
| Söylemeye gerek yok, ilk gününüz olacak. | Open Subtitles | ولا احتاج ان اقول ان هذا اول شيء في يومك |
| - Evet. Seks yapmamıza gerek yok. | Open Subtitles | لا تقلقي علي بعد الأن لأني رجل متزوج ولا احتاج أن أمارس الجنس |
| Eve gitmiyorum ve koruma falanda istemiyorum. Arabana bomba yerleştirdi! Ve şu anda benden mümkün olduğunca uzak olman gerek. | Open Subtitles | لن أذهب الى المنزل ولا احتاج الى حراسة الشرطة أيضا الان انت تحتاج ان تكون بعيد عنى بقدر ما يمكنك |
| Ben işimi yapmam için bir arazi parçasına ihtiyacım yok. | Open Subtitles | ولا احتاج الى قطعة من الأرض لممارسة الأعمال التجارية. |
| Paylaşmak zorunda değilim, tavsiyelerinize de ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لا أحتاج الى مساعدة, ولا احتاج الى نصيحتك |
| Ben 8 yaşında değilim anne, 18 yaşındayım. Korunmaya ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لست في الثامنة ياأمي أنا في الثامنة عشر ولا احتاج للحماية من أحد |
| Hayatıma başka yerde baştan başlamak çok uzun zamanımı aldı, ...ve bir cadı avına daha ihtiyacım yok. | Open Subtitles | احتجت لوقت طويل لكي ابني حياتي في مكان اخر ولا احتاج لأن تتم مطاردتي مجددا |
| İyi bir hemşire gibi, beni iyileştirmeye çalışıyorsun ama ben iyiyim, tedavine ihtiyacım yok. | Open Subtitles | كالممرضة ايضا تحاولين معالجتي لكنني بخير ولا احتاج لرعايتك |
| Başarılarıma yenisini eklemeye ihtiyacım yok. | Open Subtitles | ولا احتاج أن اُضيف تلك العمليه لسجلى |
| Fakat bunun için yardımına ihtiyacım yok. | Open Subtitles | ولا احتاج لمساعدتك مطلقا فى هذا الامر |
| Bilmiyorum, bilmeye de ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لااعلم ولا احتاج الى معرفة ذلك |
| Yani eski karınla çıkmak için onayına ihtiyacım yok. | Open Subtitles | ولا احتاج بركتك لمواعدة زوجتك السابقة |
| Beni bırakmana da gerek yok. | Open Subtitles | ولا احتاج إلى توصيلة منك للوصول إلى هناك |
| Kıza büyü yapmana falan gerek yok çünkü bu delice olurdu. | Open Subtitles | ولا احتاج منكِ لعنها او شيء كذلك لأنكِ تعلمين, هذا قد يكون جنوناً |
| Neden içtiğimle ilgili konuşmama gerek yok. | Open Subtitles | ولا احتاج التحدث عن حاجتي للشرب |
| Geleceği bilmeme gerek yok. | Open Subtitles | ولا احتاج ان استطلع المستقبل |
| Hayır, hayır, hayır, daha fazla uyumak da istemiyorum, uyanmak da. | Open Subtitles | لا لا , لا احتاج الى المزيد من النوم ولا احتاج الى ان استيقظ ايضا |
| O eski bir arkadaş babanla da eski bir arkadaş yüzünden sorun çıksın istemiyorum, duydun mu? | Open Subtitles | ولا احتاج لأي متاعب من أبيك انها صديقة قديمة , هل سمعتي ذلك؟ |