| Görüyorsunuz, Çin sömürge halinde ve gelir azaldı burada Hindistan'ın seviyesine indi. | TED | كما ترون الصين تحت الهيمنة الأجنبية في الحقيقة ، انخفضت لديهم الدخل ونزل إلى مستوى الهندي هنا. |
| Tam girmeye karar vermiştim ki başka bir bey daha çıkıp merdivenlerden indi. | Open Subtitles | كنت أقرر إن كنت سأدخل أم لا وخرج رجل آخر ونزل عبر الدرج أيضاً |
| Birden tavan alevler içinde kaldı ve delikten içeri zırhlı ejderhalar indi. | Open Subtitles | فجأة اندلعت النيران بالسقف ونزل منه تنين مدرع |
| Sakallı bir bey dışarı çıktı ve merdivenlerden indi. | Open Subtitles | خرج رجل ملتحي ونزل عبر الدرج |
| Uyanıp merdivenlerden inmiş ve dışarı çıkmış olmalı. | Open Subtitles | لقد اسيقظ ونزل على الدرج وخرج. |
| İki durak önce indi. | Open Subtitles | ونزل قبل محطتين |
| Kahvaltı için 9'da indi. | Open Subtitles | ونزل لتناول الفطور في التاسعة |
| Saldırı gerçekleşmeden otobüsten mi indi yani? | Open Subtitles | ونزل من الحافلة قبل الهجوم؟ |
| Burt tepeden aşağı indi hiçbir önlem almadan ve Virgina'ya verdi hediyesini en ihtiyacı olanından. | Open Subtitles | ونزل (بيرت) من التل بلا حذر وأعطى (فيرجينيا) الهدية المناسبة التي احتاجتها |
| Kahvaltı için 9'da indi. | Open Subtitles | ونزل ليأكل إفطاره في الـ 9 . |
| Kapılar açılmış ve büyük köprü aşağıya inmiş. | Open Subtitles | فتحت البوابة ونزل عليهم جسر متحرك ضخم |
| Elinde sapanıyla vadiye inmiş. | Open Subtitles | ونزل الى الوادي ونبلته في يده |