| Neden bu hain ve skandal suçu tasarladınız, planladınız ve işlediniz? | Open Subtitles | لماذا خططت وصورت ونفذت تلك الجريمة الدنيئة والمخزية؟ |
| Fikir, çizim ve metnin çoğu benden çıktı. | Open Subtitles | وخططت لهذه ونفذت معظمها و أنتجت معظم النسخ لتلك |
| Burada, şatodaki hayatı zor bulabilirsin ama eğer çeneni kapar ve bizim söylediklerimizi yaparsan zaman çabuk geçer. | Open Subtitles | قد تجد الحياة هنا في القلعة قاسية، لكن إن خرست ونفذت أوامري بالضبط، سيمر الوقت بسرعة |
| Eminim sözü tutmuştur ve seni tatmin etmiştir. | Open Subtitles | انا واثقة من انها ابقت على اقولها ونفذت لك رغباتك |
| Uganda'da, zombilerin olduğu bir kasaba vardı ve tabi ki tam da gece çökerken benim cephanem bitti. | Open Subtitles | (كانت توجد مدينة من (المذئوبين) فى (أوغندا ونفذت الذخيرة منى بحلول الليل |
| Alçakça planlanmış ve sıcak bir gün Hunterburry'de eyleme dökülmüş. | Open Subtitles | خططت ونفذت بلا رحمه فى عصر يوم حار فى منزل هنتربيرى |
| O zamandan beri geri getirmeye çalışıyordum ve arkadaşınız senaryo ile ortaya çıkana dek ipuçlarım tükenmişti. | Open Subtitles | كنت أحاول العثور عليها منذ ذلك الحين ونفذت مني الدلائل |
| Kurşun kafanın arkasından girmiş ve önden, yanağına yakın yerden çıkmış. | Open Subtitles | عبرت الرصاصة من مؤخّرة رأسه... ونفذت من الأمام بالقرب من وجنته. |
| Yukarıdan emrediildi ve baş sttrateji uzmanınca gerçekleştirildi. | Open Subtitles | هذه هي نهاية اللعبة نظمت من فوق ونفذت بواسطة أستيراتيجياتهم المتقنة |
| Bu artık pek işe yaramıyor ve seçeneklerimiz giderek azalıyor. | Open Subtitles | حسناً هذا لم يعد ينفع ونفذت منا الخيارات |
| Röle şalteri aşırı ısındı ve kalan son jeneratördeki sigortalar kısa devre yaptı. | Open Subtitles | سيدتي، مفتاح التبديل أصبح ساخناً جداً ونفذت منا القواطع على المولّد الأخير |
| Belki de uzun zamandır dışarı çıkıyorlar ve söyleyecek bir şeyleri kalmadı. | Open Subtitles | ربما تحدثوا لوقت طويل جدا ونفذت منهم مواضيع الحوار |
| KAYNAK BULMAKTA ZORLANIYORDU ve ORDUSUNA PARA ÖDEYEMİYORDU. | Open Subtitles | قلّت حيلته للحصول على الأموال ونفذت خزائنه لكي يدفع الأجور لجيشه |
| Yee'yi baştan çıkarmayı kabul etti ve başardı. Artık harekete geçme vakti geldi! | Open Subtitles | لقد وافقت على إغـواء (يي) ونفذت ذلك بالفعل. |
| Yee'yi baştan çıkarmayı kabul etti ve başardı. | Open Subtitles | لقد وافقت على إغـواء (يي) ونفذت ذلك بالفعل. |
| Tentürdiyot ve alerji ilacımız bitti, ve benim bandajım bitti. | Open Subtitles | (أبي)، لقد نفذ (الأيودين) (وانتهت صلاحية (مضادات الهيستامين ونفذت (الضمادات) أيضاً |
| Diana, Anderson beni köşeye sıkıştırdı ve mermim bitmek üzere. | Open Subtitles | ديانا) ، لقد حاصرني (اندرسون) ونفذت مني الذخيرة) |
| - Şimdi de mermin bitti. | Open Subtitles | ونفذت منك الذخيرة الآن. |
| -çıktı. Biletler bitti. | Open Subtitles | -أجل، ونفذت التذاكر |