O sadece benim eski eskrim arkadaşım. | Open Subtitles | وهو مجرد بلادي القديمة الأصدقاء المبارزة. |
Artık ben yıldızım ve O sadece ısıtma aktörü. | Open Subtitles | الان أنا المركز وهو مجرد تحمية |
O sadece böyle bir gerçek adam. | Open Subtitles | وهو مجرد مثل هذا الرجل الحقيقية. |
O sadece tanırının istediklerini gerçekleştiren bir araç. | TED | وهو مجرد وسيلة لتحقيق ذلك |
o, sadece işini yapıyor. | Open Subtitles | وهو مجرد القيام بعمله. |
Evet, ve o zaman Thomas'ı öldürecekler, O sadece kahrolası bir çocuk, George! | Open Subtitles | أجل، وبعدها سيقتلون (توماس)، وهو مجرد صبي، (جورج)! |
Bloğunu okudum. O sadece... | Open Subtitles | فأنا قرأت مدونته، وهو مجرد... |
- O sadece... | Open Subtitles | - وهو مجرد... |