| ama 500 milyon çocuğa birçok defa ulaşıyorsanız -- bir çocuğa ulaşmak 20, 30 sent -- bu pek fazla bir para değil. | TED | و لكن عندما تصل إلى 500 مليون طفل ، عدة مرات 20 ، 30 سنتا لتصل إلى طفل فإنه ليس بالمبلغ الكبير جدا. |
| ama bana baktıkları zaman, sonunda onlardan biri olduğumu anladım. | Open Subtitles | و لكن عندما نظرا إلى علمت أننى أصبحت منهم أخيرا |
| ama bu güne baktığımızda, her zaman senin çıkarına hareket ettiğimi fark edeceksin. | Open Subtitles | و لكن عندما وضعنا هذا اليوم امامنا ستعرف اننى تصرفت فى صالح مصالحك |
| ama ona söylediğinde, şaşırırsın çünkü seni daha da çok sevmesini sağlar. | Open Subtitles | و لكن عندما تخبرهم, تندهش ,لأنه أحدث بالواقع المزيد من الحب تجاهك |
| Sonunda 2010'un ortalarında yasa yürürlüğe girdiğinde hükümetin malî reformlarının zayıf olduğu görüldü. | Open Subtitles | و لكن عندما استنت هذه التشريعات فى منتصف 2010 كانت التشريعات الاقتصادية ضعيفة |
| AyrıIıklar zordur ama Oz içeri girdiğinde herkes çok duygulandı. | Open Subtitles | الانفصال شىء صعب، و لكن عندما دخل أوز، كانت المشاعر متوهجة |
| Genelde aramalarıma cevap vermez ama adını verdim ve telefonu hemen açtı. Müthişti. | Open Subtitles | أنه لم يجيب على مكالماتي و لكن عندما ذكرت اسمك، اجابني على الفور |
| ama bunu ofiste yaptığınız zaman çizgiyi aşıyorsunuz, anlaşıldı mı? | Open Subtitles | و لكن عندما تجلبونها الى العمل . أنتم تتجاوزون الحدود |
| Sürekli değil ama en beklemediğin anda hepimiz orada olacağız. | Open Subtitles | ليس دائماً و لكن عندما لا تتوقع ذلك سنكون هناك |
| Sürekli değil ama en beklemediğin anda hepimiz orada olacağız. | Open Subtitles | ليس دائماً و لكن عندما لا تتوقع ذلك سنكون هناك |
| ama onları kaybedeceğini ve artık söylediklerini duymak üzere yanında olamayacaklarını öğrendiğinde, | Open Subtitles | و لكن عندما تعرفين انك ستفقدينهم انهم لن يكونوا هناك ليسمعوك تقولينها |
| ama IQ'n seni 1.7 milyar durum içinde tek bırakıyorsa... | Open Subtitles | و لكن عندما يضعك معدل ذكائك في 1.7 مليون عائقة |
| ama tapınma dönemi bittiğinden dolayı insanları perişan etme işine geçtiler. | Open Subtitles | و لكن عندما إنتهى سن عبادتهم إنتقلوا إلى الأعمال البائسة البشرية |
| Robotik bir ameliyata başlamak üzereydim, ama asansörden dışarı, ameliyathanenin parlak ve göz kamaştırıcı ışıklarına adım atarken, farkettim ki, sol görme alanım hızla karanlığa gömülüyordu. | TED | كنت سأبدأ عملية روبوتية ، و لكن عندما صعدت خارج المصعد إلى اضواء غرفة العمليات الساطعة ، أدركت أن مجال بصري الأيسر كان ينهار نحو الإظلام. |
| ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim. | TED | و لكن عندما عدت للوراء، أحسست بنفسي في المركز البارد والقاسي لعاصفة كاملة. |
| Bu bir sürpriz değil. ama birbirlerine olan sempatilerine baktığımızda görüyorsunuz, daha düşük, ama aslında, bu veriyi ilk gördüğümde, şaşırmıştım. | TED | و لكن عندما ننظر الى مقياس الاحزاب المختلفة ستجد انها اقل، و لكن في الحقيقة، عندما رأيت هذه الارقام لاول مرة، فوجئت. |
| ama oraya vardığımda,... ...birsürü plastik çöp ve diğer atıkları buldum. | TED | و لكن عندما وصلت إليها، وجدت الكثير من النفايات البلاستيكية و غيرها من القمامة. |
| ama aşk ve güzellik bir evin içine dolarsa o zaman lambalar dışarı atılır. | Open Subtitles | و لكن عندما يدخل الحب و الجمال إلى المنزل إذن فسحقا للأمثال |
| ama içeri girdiğinde, az önce suratını bir görmeliydin. | Open Subtitles | و لكن عندما دخلت إلى هنا ... كان وجهكَ مضحكاً للغاية .. |
| ama aralarına buz girdiğinde... | Open Subtitles | و لكن عندما يأتي الجليد بينهما ما هذا؟ |