| Koridorda değil ama Polonya Tiyatrosu'nun sahnesinde. | Open Subtitles | و لكن ليس في الممر , و انما على خشبة مسرح بولسكي |
| Bugün değil ama. - Gidelim, Jimmie. | Open Subtitles | اتفقنا ، و لكن ليس اليوم دعنا نذهب يا جيمي |
| Bir Meksika hapishanesinde duymak kadar müthiş değil ama. | Open Subtitles | و لكن ليس أعظم شيء لِتسمعه في سجنٍ مكسيكي |
| Gerçekten deli olsaydın, o başka olurdu. ama bu çoklu şeyle olmaz. | Open Subtitles | إذا كنت مجنونة حقاً لإختلف الأمر و لكن ليس لهذه الأشياء المتعددة |
| Evet, bu çok kötü, ama bu bizim sorunumuz değil. | Open Subtitles | أجل, انه أمر مخجل, و لكن ليس لنا دخل بذلك. |
| Onun her an ölebileceğini biliyorduk ama bu şekilde değil. | Open Subtitles | عرفنا أنها ستموت في أي وقت و لكن ليس هكذا |
| Gördüğüm en harika öz çekim değil ama zevkler ve renkler tartışılmaz. | Open Subtitles | أنها ليست أفضل سيلفى رأيتها فى حياتى و لكن ليس هناك مبرر للذوق |
| Fazla değil ama biraz gevşek olacaktır. | Open Subtitles | سوف يكون هناك القليل من الرواسب و لكن ليس كثير... . |
| Hamileyken değil ama. En azından son üç ayda. | Open Subtitles | و لكن ليس خلال فترة الحمل |
| Bu seviyedeki bir iş için değil ama. | Open Subtitles | و لكن ليس لأعمال بهذا المستو |
| Floransa'da başladığımız işi bitirmeden önce değil ama. | Open Subtitles | و لكن ليس قبل أن نُنهي ما (بدأناه في (فلورنسا |
| Onun her an ölebileceğini biliyorduk ama bu şekilde değil. | Open Subtitles | عرفنا أنها ستموت في أي وقت و لكن ليس هكذا |
| ama bu gerçekten toplu kişiselleştirme değil; bunlar değişken ürün olarak biliniyor, yani aynı ürünün çeşitleri. | TED | و لكن ليس هذا تخصيص كبير هذا يعرف بالانتاج المختلف اختلاف في نفس المنتج |
| dedik. ama bu sadece bir arkadaşa daha iyi bir yolu olmak demek gibi değil. | TED | و لكن ليس كما تقول لأحد أصدقائك بأنه لا بد من وجود طريقة أفضل. |
| Yol açtıkları hava kirliliği, trafik sorununu çözmeliyiz, ama bu konuşmamın amacı bu değil. | TED | علينا أن نحل مشكلة التلوث, و علينا أن نحل مشكلة الإزدحام. و لكن ليس هذا ما يهمني في هذا الحديث. |
| ama bu gece değil! Al, biraz eğlen. İnsan ol. | Open Subtitles | و لكن ليس فى هذه الليلة تمتع بالحياه و كن إنسان |
| Kazığı yedik, ama bu file acilen ihtiyacımız vardı. | Open Subtitles | بلا شك, و لكن ليس غالباً ما يحتاج الفرد إلى فيل بشكل عاجل |