Böyle bir şeyin imkânı yok. Ama kanıtları vardı. Yani, o da vaz geçti. | Open Subtitles | هذا مُحال، لكنّهن ملكن دليلًا لذا يأست من الحياة. |
Bunu söylememeliyim biliyorum... ama ilişkimizden neredeyse vaz geçiyordum. | Open Subtitles | ... أعرف أنني يجب أن لا أقول هذا لكني تقريبا يأست من وضعنا |
Türler arası DNA araştırmamdan vazgeçtiğimi söylemek istedim. | Open Subtitles | أردت أن أخبرك أني يأست من أبحاثي حول الحمض النووي المٌتحور |
Sen kaçmadan önce, buradan o kadar erken ayrılmaktan vazgeçtiğimi söylemek için yanına geldiğimi biliyor musun? | Open Subtitles | هل أدركت إنك قبل أن تهرب إننى يأست من ذلك المكان مبكرا جدا ؟ |