| Flynn'e göre bol bol meditasyon yapmış ta ki gerçek yeteneği ona aşikar olana kadar. | Open Subtitles | حسنا,وفقا لـ فلين كان يتأمل كثيرا حتى تكشفت له موهبته الحقيقية |
| Uzak ihtimal ama Zaheer süreli meditasyon yaparak ruhlar dünyasına gidiyor ve ben nereye gittiğini çok iyi biliyorum: | Open Subtitles | لكن زاهير دائماً يتأمل للدخول إلى عالم الأرواح بستان جاي باو |
| Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır. | TED | هنا , - 0.5 هو مقياس الإنحراف المعيارى للمتعبد الذى يتأمل فى الشفقة. |
| "Ama niyetlerini tartan Tanrı'dır." | Open Subtitles | "الرب يتأمل القلب" |
| "Ama niyetleri tartan Rab'dır". | Open Subtitles | "الرب يتأمل القلب" |
| Ruhlar dünyasına geçmek için meditasyon yapıyor. | Open Subtitles | أنه يتأمل يحاول العبور إلى عالم الأرواح |
| Ruhlar dünyasına geçmek için meditasyon yapıyor. | Open Subtitles | أنه يتأمل يحاول العبور إلى عالم الأرواح |
| Kişi, tamamiyle karanlık bir ortamda meditasyon yapmaya devam ettikçe, üçüncü göz aktif hale geldiğinden, içsel enerjiyi ve ışığı gözlemleyebilmeye başlar. | Open Subtitles | فعندما يتأمل الشخص أكثر في الظلام فإنه يصبح قادرا على أن يراقب الطاقة الداخلية أو الضوء بكل الأحوال الى أن تصبح العين الثالثة نشطة. |
| Anlaşmanın bir parçası. meditasyon da yapmıyor. | Open Subtitles | هذا جزء من الصفقة ولم يتأمل أيضاً |
| (Gülüşmeler) Aslında şefkatle meditasyon yapıyodu. | TED | (ضحك) في الحقيقة ! لقد كان يتأمل . حول "التعاطف والتراحم". |
| Khamisa Bey ve benim ortak özelliğimiz -harika insanlar olmamızın dışında- ikimiz de meditasyon yapıyormuşuz. | TED | فالشيء الوحيد الذي نشترك فيه أنا والسيد (خميسة)، ولم نكن نعرفُ ذلك، إلى جانب كوننا كائنين رائعين، هو أن كلينا يتأمل. |
| Belki de Bay Adams yanıtı için meditasyon yapıyordur. | Open Subtitles | ربما السيد آدم يتأمل إجابته |
| - Bazıları meditasyon yapar. | Open Subtitles | البعض يتأمل والبعض يصلي |
| - Belki meditasyon yapıyordur. | Open Subtitles | حسنًا، ربما كان يتأمل المنظر. |
| Bahçesinde meditasyon yapıyormuş. Alvarez olay yerine varmak üzere. | Open Subtitles | كان يتأمل في حديقة منزله، و(ألفريز) في طريقه لمسرح الجريمة |
| meditasyon yapıyor gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | - تبدو كرجل يتأمل |
| - Belki odasında meditasyon yapıyordur. | Open Subtitles | -ربما يتأمل في غرفته |