| Bu durumun seni Sarah'nın bilincini dijital olarak yüklendiğini öğrendiğinde ortaya çıktığını unutma. | Open Subtitles | بالنظر إلى حقيقة أن هذا الوضع يتجلى "بعد أن علمت بان وعي "سارة تم تحميله رقميا |
| Ama bu adamlar okunduğunda ortaya çıkan bir şey var... hayata dair bir bulantı duygusu değil, daha çok... kendi hayatına egemen olmaktan gelen gerçek bir coşku. | Open Subtitles | و لكن شيء واحد يتجلى عند القراءة لهؤلاء و هو ليس شعور بالغم بقدر ما هو... شعور حقيقي بالحيوية المفعمة لكونهم مسيطيرين على أمورهم |
| # Tatlı kokum çıkıyor ortaya # | Open Subtitles | ♪ ! عطري الحلو يتجلى للأنظار ♪ |
| Öğrendiğime göre volkanik faaliyetlerden önce sık sık ortaya çıkıyormuş." | Open Subtitles | "وعادة ما يتجلى قبيل الثورات البركانية... "كما تنامي إلى علمي في الآونة الأخيرة." |
| Michael'ın otizmi kendini yeni bir şekilde ortaya çıkarıyor sadece. | Open Subtitles | إنه فقط توحد (مايكل) يتجلى بشكلِ جديد |