| Çöplükten kurtulmak için çöplerini yakıyorlar, ve kendi lağım kanallarını kazıyorlar. | TED | يحرق الناس القمامة كي يتخلصوا من الأوساخ. ويحفرون قنوات الصرف الصحي بأنفسهم. |
| İşte biz o birisiyiz. Hepsi bizden kurtulmak istiyor. | Open Subtitles | حسناً.إننا ذلك الشئ إنهم جميعاً يريدون أن يتخلصوا منا |
| Ellerindeki içkiden kurtulmak isteyen, bir sürü dostumuz var. | Open Subtitles | الكثير من الخمور التى يريدون ان يتخلصوا منها |
| Benden kurtulmak isteyen insanlar, şimdi kendileri kıskaçta. | Open Subtitles | الناس الذين كانوا يريدون أن يتخلصوا منى هم الآن فى أقفاص الإتهام |
| Viktor'dan, çok hızlı hareket ettiği için kurtulmadılar. | Open Subtitles | لم يتخلصوا من فيكتور لتهوره الزائد بالأمر |
| O zaman senden neden kurtulmadılar? | Open Subtitles | لمَ لم يتخلصوا منك أوّل ما تسنى لهم؟ |
| İddiasına varım, kızdan kurtulmak için öteki aile yazmış bizim isimlerimizi. | Open Subtitles | أراهن أن تلك العائلة الأخرى هي . من كتبت أسمائنا كي يتخلصوا منها |
| Delili almak ve Margot'dan kurtulmak için onları tuttu. | Open Subtitles | دفع لهم. كي يجدوا الدليل/ و يتخلصوا منها/. |
| Geriye kalan beyaz balinalar, hapishanelerinden ve öldürülme tehlikesinden kurtulmak için uzun süre bekleyecekler. | Open Subtitles | (ما زال على بقية (الحيتان البيضاء الانتظار لفترة أطول قبل أن يتخلصوا من سجنهم .ومن التهديد بالذبح |
| NATO'ya katılma sürecindeler, yani bütün Sovyet dönemi silahlarından kurtulmak zorundalar. | Open Subtitles | إنَهم يُكملون إجراء الإنضمام إلى حِلف الـ(ناتو) وعليهم أن يتخلصوا مِن كل الأسلحة مِن الحقبة السوفيتية |
| Sonra Axel'i bıçakladılar ve şimdi de bizden kurtulmak istiyorlar. | Open Subtitles | ثم طعنوا (إكسل) والآن يريدون أن يتخلصوا مننا |