| Evet. İki arkadaş, takılıyorlar, uyuyorlar. | Open Subtitles | أجل، صديقان يتسكعان مع بعضهما، كلٌ يقضي الليلة عند الآخر |
| İki arkadaş, takılıyorlar, uyuyorlar, etraflarındaki herkesi incitiyorlar. | Open Subtitles | صديقان، يتسكعان مع بعضهما، ينام كل واحد عند الآخر و يؤذيان كل من حولهم |
| Öylesine takılıyorlar, değil mi? | Open Subtitles | إنهما يتسكعان فقط، أليس كذلك ؟ |
| O hep bize gelir, ödev yaparlar, takılırlar. | Open Subtitles | إنه دائمًا في منزلنا يكتبان واجباتهما أو يتسكعان |
| Luke adlı çocuklar beraber takılırlar. | Open Subtitles | فقط اثنين من الشباب إسمهما (لوك) يتسكعان |
| Bak Dan Rather ve Tom Brokaw, Kent Brockman ile takılıyorlar! | Open Subtitles | ها هو (دان راذر) و(توم بروكا) يتسكعان مع (كنت بروكمان) |
| Justin'le takılıyorlar zaten. | Open Subtitles | هي و (جاستن) يتسكعان |
| Phipps onu nerede bulacağımızı biliyordur birlikte takılırlar. | Open Subtitles | (فيبس) سيعرف أين هو فهم يتسكعان سوياً |