| Ve erkek ve dişi cesetin yanında buluşuyorlar ve burada birbirlerini tanıyorlar. | Open Subtitles | إذاً أساسا، الذكر والأنثى يظهرون على الجسد، ونوعاً ما يتعرفون على بعض. |
| Nasıl olurda seni benden daha çok tanıyorlar? | Open Subtitles | كيف يتعرف عليك الناس أكثر مما يتعرفون علي؟ |
| Alacakaranlıkta insanlar birbirilerini tanımak için bir araya toplanmıştı. | Open Subtitles | إلتم مجموعة من الناس على ضوء الغسق يتعرفون على بعضهم |
| Seni tanımak ve solo albümünü almak için. | Open Subtitles | كي يتعرفون عليك ويشترون ألبومك كمغني منفرد |
| Affedersin ama birbirlerini niçin daha iyi tanısınlar ki? | Open Subtitles | اعذرني، لكن لماذا يتعرفون على بعضهم أكثر؟ |
| Oh. O halde sorun yok. Nasılsa işçiler seni tanımazlar. | Open Subtitles | هذا جيد,لأن العمال لن يتعرفون عليك على أية حال |
| Galiba nedenini biliyorum. Sanırım, sonunda oldu. Programım sayesinde tanınıyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنني أعرف هذا ، أعتقد أن ذلك أخيراً حدث ، لقد بدأوا يتعرفون عليّ من برنامجي |
| - Beni tanıyacaklar. - Hayır, tanımayacaklar. | Open Subtitles | سوف يتعرفون علي - إنهم لن يتعرفوا عليكَ - |
| Yüzleri tanıyorlar. Bir belgeselde görmüştüm. | Open Subtitles | إنهم يتعرفون على الوجوه قد رأيته في فيلم وثائقي |
| Operasyondan sonra kendilerini nasıl tanıyorlar acaba? | Open Subtitles | كنت أتساءل كيف يتعرفون على أنفسهم بعد. |
| Kadınları tanımak isteyen tipte birine benzemiyorsun. | Open Subtitles | لا تبدو تماماً من صنف الرجال الذين يتعرفون على النساء |
| Yani izin ver seni de tanısınlar. | Open Subtitles | لذا دعهم يتعرفون عليك. |
| Ailelerini bile tanımazlar. | Open Subtitles | لا يتعرفون حتى على والديهم |
| Bir dükkâna girince tanınıyorum. | Open Subtitles | rlm; نجحت لدرجة أنهم يتعرفون عليّ rlm; عندما أذهب إلى متجر البقالة. |
| Seni yüzünden tanıyacaklar. | Open Subtitles | سوف يتعرفون على وجهك ? |
| Lütfen, lütfen! Beni... Beni tanıyacaklar. | Open Subtitles | سوف يتعرفون علي |