| Gidip keyfine göre kimseyi öldüremez. Bu işler öyle işlemez. | Open Subtitles | لا يستطيع قتلها هكذا لا يتم الأمر على هذا النحو |
| O halde, sandık falan almıyorsun. İşler böyle yürür. | Open Subtitles | حسناً ، لن تحصل علي الصندوق هكذا يتم الأمر |
| Bitene dek durmayacağım. | Open Subtitles | لن أتوقف حتى يتم الأمر. |
| - Bitene kadar gitmiyoruz. | Open Subtitles | -لن نغادر حتى يتم الأمر . |
| Bu işin, yerel halka belli etmeden, sessiz sedasız halledilmesini istiyoruz. | Open Subtitles | لدينا أناس محليون هناك ولكننا نريد أن يتم الأمر على نطاق ضيق وبهدوء |
| Bay Escher, babanız işlerin belirli yollarla halledilmesini istedi. | Open Subtitles | السيد (آشور)، أبوك ...اراد أن يتم الأمر بطريقة خاصة، لذا |
| İşler böyledir ya hemen mideye indirirsin, ya da buzluğa atarız. | Open Subtitles | لذا ، هكذا يتم الأمر تحاولين ازعاجي بممارسة الكثير من العاب الفيديو ، كي نأتي هنا . والا سوف تجمدين زعلاً كـ الثلاجة |
| İşler istediği gibi gitmediğinde mahkemede birilerine zarar verebileceğini söylemiştim. | Open Subtitles | ؟ أذا لم يتم الأمر بشكل صائب وعن كيفية تصرفه في المحكمة وعن نيـُـته في أيذاء أشخاص آخريين |
| İşler böyle mi yürüyor? Bu eşkıyalar insanları haraca mı bağlıyor? | Open Subtitles | أهكذاا يتم الأمر يقوم هؤلاء المجرمون بابتزاز الناس؟ |
| Bu işler böyledir. | Open Subtitles | سأعيش في الجامعة هكذا يتم الأمر |
| Sonra dostun olur işte, öyle o işler. | Open Subtitles | وسوف يصبح صديقك, يتم الأمر هكذا. |
| - Bitene kadar gitmiyoruz. | Open Subtitles | -لن نغادر حتى يتم الأمر . |