"يجد شيئاً" - Translation from Arabic to Turkish

    • bulduysa
        
    • şey bulamayacak
        
    • bir şey bulamaz
        
    • bir şey bulamadı
        
    • şey bulamazsa
        
    Bu, klasik bir kim bulduysa onundur durumu. Open Subtitles إنها حالة تقليدية لمن يجد شيئاً فيحتفظ به.
    Yerdeki her şey, kim bulduysa onundur. Open Subtitles كل من يجد شيئاً على الأرض فهو ملكه
    İşe yarar bir şey bulamayacak. Open Subtitles . فلن يجد شيئاً
    - Bir şey bulamayacak. İnan bana. Open Subtitles هو لن يجد شيئاً أعدك
    İnsan aklı, manaya karşı bir ısrarla canlanmıştır ve bu arayışta tezat ile safsatadan başka bir şey bulamaz. Open Subtitles العقل البشري يُثار بإصرار المعنى يسعى ولا يجد شيئاً سوى التناقض والهراء
    İnsan aklı, manaya karşı bir ısrarla canlanmıştır ve bu arayışta tezat ile safsatadan başka bir şey bulamaz. Open Subtitles العقل البشري يُثار بإصرار المعنى يسعى ولا يجد شيئاً سوى التناقض والهراء
    Olay Yeri İnceleme olay yerinde bir şey bulamadı. Open Subtitles فريق الأدلة لم يجد شيئاً في موقع الجريمة
    Eğer canlı hiçbir şey bulamazsa sistem bütün giriş çıkışları kapatıp evdeki bütün oksijeni boşaltır. Open Subtitles إذا لم يجد شيئاً حياً، يقوم النظام بإغلاق جميع المداخل والمخارج ويمتص جميع الأوكسجين.
    Kim bulduysa onundur'u severdin. Open Subtitles أنت تحب قاعدة من يجد شيئاً يحتفظ به
    Karma'nın bana "Kim bulduysa onundur"la ilgili ders vermeye çalıştığını sanıyordum ama şimdi hiçbir şey anlamıyorm. Open Subtitles اعتقدت أن العاقبة الأخلاقية أخذتها حتى تعطيني " درساً بشأن " من يجد شيئاً يحتفظ به و الآن لست متأكداً من معنى كل ما حدث
    ...Kim bulduysa onundur! Open Subtitles من يجد شيئاً يحتفظ به
    Demek Trueman notumu okuduğunda ve dolabını araştırdığında hiçbir şey bulamayacak. Open Subtitles وعندما يقرأ (ترومان) رسالتي، ويأخذ بما فيها ويفتّش خزانتك... لن يجد شيئاً
    O çiftlik evinde hiçbir şey bulamayacak, John. Open Subtitles (جون)، لن يجد شيئاً في بيت المزرعة
    - Ne bekleyeceğiz? Yani belki de bir şey bulamaz. Open Subtitles أعني, قد لا يجد شيئاً ربما سيرحل فحسب
    Daha tatlı gelen bir şey bulamaz. Open Subtitles لن يجد شيئاً بحلاوته بعد ذلك
    Cerrah bir şey bulamadı, ve kalbini çalıştıramadı. Open Subtitles الجراح لم يجد شيئاً لا يمكنه بدء قلبها
    Cerrah bir şey bulamadı, ve kalbini çalıştıramadı. Open Subtitles الجراح لم يجد شيئاً لا يمكنه بدء قلبها
    Adam evimize geldi ve bir şey bulamadı. Open Subtitles -الرجل قد جاء إلى المنزل . لم يجد شيئاً.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more