| Bunu kutlamak için, yüksek mevkidekiler şerefime parti verdiler. | Open Subtitles | ولكي يحتفلوا ، قاموا بعمل حفلة كبيرة على شرفي |
| büyük z harfi onu hatırlamak ve hayatını kutlamak için yapılmıştı. | Open Subtitles | أصدقاء "بيج زي" تجمعوا ليتذكروا و يحتفلوا بحياته. |
| Sanırım o çocukla ilgili bir şeyi kutlamak için gelmişlerdi. | Open Subtitles | -أعتقد أنهم كانوا يحتفلوا بشئ لفتي الصورة ذاك |
| Prens John ve arkadasları umutlu bir geleceği kutlamak için toplanmıştı. | Open Subtitles | دفئ غير معتاد هذه الليلة , للأمير (جون) ورفاقه الذين يحتفلوا بالمستقبل الموعود |
| Onlar hakkında ne dersen de, ama parti vermeyi iyi biliyorlar. | Open Subtitles | قولي ما تريدين عنهم و لكنهم يعرفون كيف يحتفلوا |
| Bak anlıyorum. arkadaş baskısı, gençler parti vermeyi sever. | Open Subtitles | اسمع، فهمت. ثمة تسلط زميل، الأطفال يحبون أن يحتفلوا |