Eskiden sevdiği şeyleri hatırlatacak bir şey. Otto bizim resimlerimize bakmak istemeyecektir. | Open Subtitles | شيء يذكّره بما كان يحبّه - لن يرغب (أوتو) في رؤية صورنا - |
Jax, Otto için bir paket hazırlatıyor ve içine Luann'i hatırlatacak bir şey eklersek iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | (يحضّر (جاكس (مجموعة أغراض تهمّ (أوتو وفكرت في أنه من سيكون (من الجميل وضع شيء يذكّره بـ(لوان |
Neyi beklediğini hatırlatacak bir şey. | Open Subtitles | شيئاً الذي يذكّره بما ينتظره. |
Charles ona geçmişini hatırlatan her şeyden uzağa taşınmamızı istediği için bunu yaptım. | Open Subtitles | تشارلز أرادنا أن نبتعد عن كل شئ يذكّره بالماضي ولماذا تركته يفعل ذلك |
Şair, kendisini topraklarını hatırlatan bir yerde ağırlayan İtalya'yı ve İtalyan hükümetini mutlu anılarla hatırlayacak. | Open Subtitles | سيحظى الشاعر بذكريات سعيدة ...من (إيطاليا) وحكومتها والتي ستستضيفه في مكانٍ يذكّره بموطنه |