| Diğerleri oldukça hırçın çünkü buna alışkın değiller. | Open Subtitles | ولكنها ليست مشكلة بعد الآخرين أصبحوا متوترين حقاً لأنهم لم يعتادوا عليه |
| Sonradan görme olduğu için paraya pek alışkın değil. | Open Subtitles | انهم من حديثي النعمة فلم يعتادوا على المال الكثير |
| Bu adamlar bizim, Indiana'nın merkezinde yaşadığımız türden zenginlik ve bolluğa alışkın değiller. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال لم يعتادوا على الثروه والشهره اللتي لدينا هنا في (انديانا الوسطى ) |
| O yüzden düşündüklerimizi söylememize alışmaları gerek ama... | Open Subtitles | لذلك أظن أنهم يجب أن يعتادوا على تعبيرينا عن رأيّنا، لكن.. |
| alışmaları için bir fırsat verin. | Open Subtitles | إمنحيهم فرصة كي يعتادوا على هذا |
| Koğuştaki kimi insanların programa ayak uydurması çok, çok uzun zaman alabiliyor. | Open Subtitles | بعض الرجال في العنبر ياخذون اوقات طويلة ,طويلة كي يعتادوا علي الجدول |
| Hayır. Onların artık farklı şeylere alışmaları gerektiğini anlamaları gerek. | Open Subtitles | لا، يجب أن يعتادوا على شيء مختلف. |
| Benim kurallarıma alışmaları lazım. | Open Subtitles | يجب أن يعتادوا على طريقتى |
| Koğuştaki kimi insanların programa ayak uydurması çok, çok uzun zaman alabiliyor. | Open Subtitles | بعض الرجال في العنبر ياخذون اوقات طويلة ,طويلة كي يعتادوا علي الجدول |