| Bu köpeğin yalnız çalışıyor olmasına imkan yok. | Open Subtitles | لا توجد طريقة ان ذلك الكلب يمكن ان يعمل لوحده |
| Ve yalnız çalışıyor. | Open Subtitles | و هو يعمل لوحده |
| Uyuşturucu miktarına göre, Er Zell yalnız çalışıyor olmalı. | Open Subtitles | بناءاً على كمية المخدرات الموجودة، نحن على يقين أنّ البحار (زيل) كان يعمل لوحده. |
| General, ekibim yalnız çalışır. Bunu biliyorsunuz. | Open Subtitles | جنرال، فريقي دائماً يعمل لوحده أنت تعرف ذلك |
| Kendisine saygısı olan her suikastçi yalnız çalışır. | Open Subtitles | أن كل قاتل عظيم يعمل لوحده هذا ليس جيداً |
| Hem biliyoruz ki Stephano tek başına çalışmıyor. | Open Subtitles | وجميعنا نعلم أن "ستيفانو" لا يعمل لوحده. |
| - Sanırım Jack yalnız çalışmıyordu. | Open Subtitles | - لم يكن يعمل لوحده |
| yalnız çalışıyor. | Open Subtitles | إنّه يعمل لوحده |
| Cidden yalnız çalışıyor yani. | Open Subtitles | إذاً إنه فعلاً يعمل لوحده |
| yalnız çalışıyor. | Open Subtitles | إنه يعمل لوحده |
| Evet, yalnız çalışır. | Open Subtitles | اجل , هو يعمل لوحده |
| O yalnız çalışır. | Open Subtitles | إنّه يعمل لوحده . |
| Ama Eddie Alvarez yalnız çalışır. | Open Subtitles | ولكن (أيدي ألفريز )يعمل لوحده |
| Tek başına çalışmıyor. | Open Subtitles | لكنه لا يعمل لوحده |
| Hoffman yalnız çalışmıyordu bence. | Open Subtitles | لا أعتقد أنّ (هوفمان) كان يعمل لوحده. |