| Eğer iş için ise, birileri sizin için... ..pazarlık edene kadar kendinizi meşgul edersiniz. | Open Subtitles | إذا كنت على عمل فقط حاول ان تكون مشغولا حتي يأتي شخص يفاوض إطلاق سراحك |
| Bir konuda pazarlık yapmak isteyen birinin sunabileceği çok güzel bir teklif gibi duruyor. | Open Subtitles | هذا شيء بسيط ومؤثّر يحتاجه المرء كموطن نفوذ حين يفاوض. |
| Sonra bir gece bir askerin ücret için pazarlık yaptığını duydum ve rakam epey bir yükseldi. | Open Subtitles | وفي إحدى الليالي سمعت جندياً يفاوض على السعر وكان المبلغ عالياً جداً |
| Askerî hizmet koşullarını pazarlık konusu yapan Kraliyet! | Open Subtitles | التاج يفاوض على شروط الخدمة العسكرية |
| Bir Ayrılıkçıyla pazarlık yapmam. | Open Subtitles | انا لن اكون اداة يفاوض بها الانفصاليون |
| Şu an pazarlık yapıyor zaten. | Open Subtitles | قبل فوات الأوان إنّه يفاوض بالفعل |
| Çünkü anlaştığımız gibi Harvey James Palmer ile pazarlık yapıyor. | Open Subtitles | -كيف تعرف هذا؟ -لأن (هارفي) يفاوض (جيمس بالمر) بينما نتحدث. |
| Bir holdingle, şirketi satmak için pazarlık halindeydi. | Open Subtitles | كان يفاوض التكتل بنية البيع |
| Ve Billy pazarlık ettiği sürece... | Open Subtitles | وطالما بيللي يفاوض... |
| pazarlık yapıyor. | Open Subtitles | إنه يفاوض |