| Sonuç olarak, birçok işçi asgari ücretin altında kazanır ve toksik tutkal dumanları gibi zararlı kimyasallara maruz kalır. | TED | وكنتيجة، يكسب العديد من العمال أدنى من المستوى المعيشي، ويتعرضون للعديد من المواد الكيميائية الضارة مثل دخان الصمغ السام. |
| Daha fazla para kazanmak için bazı yasadışı işler çeviriyormuş. | Open Subtitles | لابد وأنه ارتكب أفعـالاً مخالفة للقانون لكي يكسب بعض المال. |
| O, hayatını 19 yaşından beri pokerden kazanan ustalardandır. | Open Subtitles | كان مقامرا محترفا يكسب قوته بأوراق اللعب منذ كان في التاسعة عشر من عمره |
| Artık, beynimizin yeni hücreler kazanması için yapabileceğim şeyler var. | TED | هذه بعض الأشياء التي تستطيع القيام بها لتجعل دماغك يكسب خلايا جديدة |
| Eyalet Şampiyonasını kazanacak kadar yaşayacağımı düşünmezdim. | Open Subtitles | لم أظن أنني سأحيا لأرى فريقنا يكسب بطولة الولاية. |
| Princeton’da felsefe ve matematik okudu, hatta geçen yıl mezun olduğunda en iyi felsefe lisans tezi ödülünü kazandı. | TED | عندما تخرّج في السنة الماضية. لكنه انتقل إلى قطاع المال في نيويورك. يكسب حاليّا المبلغ الكافي |
| Tahmin edilebilecek şekilde hareket ederler. Biri kazanır, biri kaybeder. | Open Subtitles | يتحركون فى أماكن متوقعه شخص يكسب ,شخص يخسر |
| Tahmini bir şekilde ilerlerler. Biri kazanır, diğeri kaybeder. | Open Subtitles | يتحركون فى أماكن متوقعه شخص يكسب ,شخص يخسر |
| General Hruschov domuz arkadaşlarıyla iddiaya girip para kazanır. | Open Subtitles | جنرال هروسشوف يكسب المال يراهن مع أصدقائة الخنازير والكل سعيد |
| Jaffa'nın özgürlüğe olan isteğini onlara karşı güç kazanmak için kullanmış. | Open Subtitles | إستعمل رغبة الجافا بالحرية ضدهم لذا هو يمكن أن يكسب القوة |
| O, ya çok iyi biri ya da güven kazanmak istiyor. | Open Subtitles | اما أنه شخص لطيف حقا.. أو أنه يريد أن يكسب الثقة. |
| Pekâlâ, siz dallamalardan hanginiz 20 papel kazanmak ister bakalım? | Open Subtitles | حسناً، من منكم أيها الحمقى يودّ أن يكسب 20 دولاراً؟ |
| Olsaydım, neden yılda 30 bin kazanan bir eyalet polisi olduğunu sorardım. | Open Subtitles | لو كنت كذلك لسألتك لمَ يكسب شرطي ولاية ثلاثين ألف دولار في العام فقط |
| Kimin kazanması gerekirdi, biliyorsunuz. Arkadaşlarım bile bana karşı dürüst değil! | Open Subtitles | انت تعلم من كان عليه ان يكسب ، اصدقائى لا يستطيعوا ان يكونوا اسوياء معى |
| Ve 2005 model yepyeni bir Chevy Malibu kazanacak. - Evet! | Open Subtitles | فهو سيرشح للاداره وايضاً يكسب سياره ماليبو 2000 |
| Kocanız tüm bunları alacak parayı jüriyi kandırarak mı kazandı? | Open Subtitles | اخبرينى, هل يكسب زوجك قضاياه بعيدا عن التأثير على المحلفين ؟ |
| Zaten eşine yalan söyleyerek sahte bir hayat yaşıyormuş ve kim bilir nasıl para kazanıyordu. | Open Subtitles | وقد كان يعيش حياة سرية، يكذب على زوجته، يكسب المال الله وحده يعلم كيف. |
| Kitap okumamış olabilir ,ama senin bir yılda kazandığını o bir ayda kazanıyor. | Open Subtitles | ربما هو لا يقرأ لكنه يكسب اكثر مما تكسبه أنت في سنوات |
| Puanları toplamak için son fırsat. İyi olan kazansın. | Open Subtitles | آخر فرصه لكتابه نقطه والفائز يكسب أفضل واحده |
| Ben de mutlu olacağım. Herkes kazançlı çıkacak. | Open Subtitles | مما سيسعدني و هكذا يكسب الجميع |
| War Admiral, Amerika'nın bütün saygın koşularını kazanmış bir yarış atı. | Open Subtitles | ور أدميرال فرس سباق حقيقي إنه يكسب كل سباق فى أمريكا |
| Biliyorum Yeni bir Mahjong oyuncusunun... çok fazla kazandığı söyleniyor her yerde. | Open Subtitles | أَعْرفُه هو يُسْمَعُ ان المستجد في ماهيونج يكسب كثيرا.لابد و انه انت |
| Fakat çok başarılı oldu. Uzun zaman geçmeden çok kazanmaya başladı. | Open Subtitles | لكنه أبلى جيدا و لم يمضى وقت طويل حتى بدأ يكسب الكثير من النقود |
| Ben yararıma olan taraftayım. | Open Subtitles | أنا من النوع الذي يكسب بشكل أفضل. من أنا؟ |
| Ona kafes dövüşünde kazanacağı bir tüyo vereceğim. | Open Subtitles | سأعطيه الكثير من المال عن طريق المراهنات في قفص حلبة المُصارعة حيث سأجعلله يكسب |