Bu durum, Yunanlıların öldürülemez olarak inandıkları insanların keyiflerine olan tutkunluklarını simgelemektedir. | Open Subtitles | هذا يمثل توق الأنسان الشديد للمتعة والذى آمن اليونانيون بأنه لا يمكن قتله |
Ona "öldürülemez" diyorlardı. | Open Subtitles | إنهم يقولون عنه أنه لا يمكن قتله |
Ölümsüz, durdurulamaz, öldürülemez. | Open Subtitles | إنه خالد، لا يمكن إيقافه... لا يمكن قتله... |
öldürülemez olanı öldüremezsin. | Open Subtitles | ولا قتل لما لا يمكن قتله |
Tamam... Sadece parçalara ayrıldığı zaman öldürülebilir. | Open Subtitles | حسناً ، إنه فقط يمكن قتله عندما يكون في حالته المفككة |
Öyle değil mi? Bu Croatoan öldürülebilir mi? | Open Subtitles | هل هذا صحيح ؟ كروتوان هذا هل يمكن قتله ؟ |
Herneyse, o öldürülemez. | Open Subtitles | حسنا، انه لا يمكن قتله |
Bir köken gümüş hançer üzerine meşe külü olmadan öldürülemez. | Open Subtitles | (مصّاص الدماء) الأصليّ لا يمكن قتله سوى بخنجر فضيّ مُنغمس برماد السنديان الأبيض. |
öldürülemez diyorlar. | Open Subtitles | يقولون انه لا يمكن قتله |
Savage'ın ölümsüz olduğunu herkesten iyi biliyorsunuz. Geleneksel yöntemlerle öldürülemez. | Open Subtitles | تعلم أفضل من غيرك أن (سافاج) خالد وأنه لا يمكن قتله بالأساليب التقليدية |
O ölümsüz o zaman. - Evet. - öldürülemez. | Open Subtitles | إنه مخلّد ولا يمكن قتله. |
O öldürülemez. | Open Subtitles | لا يمكن قتله |
Griffin sadece büyüyle mi öldürülebilir? | Open Subtitles | أن الغريفين لا يمكن قتله الا بالسحر؟ |
Eğer bir canavarsa o hâlde öldürülebilir. | Open Subtitles | اذا كان وحشاً عندها يمكن قتله |